24 SAATLİK BİR ÖYKÜ

24 SAATLİK BİR ÖYKÜ

24 SAATLİK BİR ÖYKÜ

2 dk okuma
37 tepki

Tık tık tık.

—  Tarık!  Tarık, yine gelmedin oğlum masaya. Acıkmışsındır diye yemek getirdim.

— Boşuna uğraşma anne, ben acıkmadım. Babam bana istediğim motoru alana kadar çıkmayacağım odadan.

Tarık’ı kapıyı açıp yemeğini almaya ikna ederken Filiz Hanım’ın telefonu çaldı. Arayan kocası Hamdi Bey’di.

— Alo Filiz! Yine göğsümde ağrı başladı. Büyük oğlana haber ver. Çabuk yanıma gelin, kendimi iyi hissetmiyorum.

Filiz Hanım, büyük oğlu Ömer ile birlikte eşinin iş yerine gitti. Tam zamanında yetişmişlerdi. Ömer, babasının yakasını açtı onu ofisteki kanepeye yatırdı. O esnada ambulans şoförüyle konuşuyor, bulundukları konuma kestirmelerden nasıl gelebileceklerini anlatıyordu. Bir yandan ağlayan annesini sakin olması için teselli ediyordu.

Marifetin Anahtarı; Sorumluluk Almaktır

Ertesi gün…

Filiz Hanım:

— Ah Hamdi Bey, hepimize geçmiş olsun. Nasıl da korkuttun bizi!

— Çok şükür, Filizciğim, korkulacak bir şey kalmadı. Ömer nerede?

Ömer sabah işe gitmeden geldi, durumun hakkında doktorlardan bilgi aldı. “İşe gitmem gerek anneciğim. Babama selam söyle, akşam çıkışta gelirim.” dedi.

— Sahi, evde Tarık varken neden onu çağırdın? Aklıma takıldı.

— Bak, yok ortalıkta yine hanım. Hep üstüne titredik, bir dediğini iki etmedik. Abisine iyi imkânlar sunamadık diye ona kıyamadan büyüttük. Önce ona sonra kendimize kötülük etmişiz.

Dün sabah yan komşu Cemil Bey uğradı yanıma. Olanları anlattım. Tarık’ın ders çalışmadığını, sürekli bir şeyler istediğini ve bunlar için bana sitem ettiğini söyledim. Her şeyi bizden beklediğini, iki seneden beri evde bir motor kavgası olduğundan bahsettim.

Doktor gibi teşhis koydu:

“Bu hayatta sorumluluk almayan, bir şeyler için çabalamayan kişi marifetlenemez.” Onun mutsuz olması, şikâyetçi olması, elindekinin kıymetini bilmemesi hep bundanmış.

Ömer ise küçüklüğünden beri mücadele içinde büyüdü. Dünkü çabasını görmedin mi? Tek başına içinde olduğumuz baskılı durumu idare etti. Beni hastaneye yetiştirdi yavrum. Her işini kendi yapmak için uğraşır, şikâyet etmez. Bir sorun çıktıysa “Ne yapabilirim?” diye işe koyulur. Halinden memnundur, yüzü her daim güler.

Cemil Bey gittikten sonra bunları düşünürken göğsümün ağrıdığını hissettim. O anda seni aradım işte. Bugün de buradayız…

Çocuğun Büyümesine İzin Vermek

Filiz Hanım:

-Ah Cemil Bey ah, biz çocuğumuz yorulmasın, üzülmesin diye onun yapması gerekenleri de biz yaptık. Gelişmesinin, zorluklarla mücadeleci olmasının önünü kapattığımızı fark edemedik.

-Akşam eve gidince ilk iş, kapısına yemek götürmeyi bırakacağım. Demek ki bizim de ona kendi işlerini halletmesi gerektiğini davranışlarımızla anlatmamız gerekiyor. Çocuğumuzun büyümesine izin vermeliyiz. Hatanın neresinden dönsek kârdır.

Peki siz bu hikayenin neresindesiniz? Çocuğumuzun ya da hayatımızda ki insanların yükünü hafifletmek isterken onların kendi marifetini keşfetme imkanı elinden alabiliyor olabilir miyiz?

Paylaş

Bu yazı sana nasıl hissettirdi?

Tek tepki seçebilirsin. Başkasına basınca değişir, aynısına basınca geri alınır.

Toplam 37 tepki

Yorumlar (39)

  • hatice b dedi ki

    20 Ekim 2026

    çocuğun bağcığını biz bağlayıp yemeğini biz yedirdiğimizde evet hızlı bir hayat ama ne kadar da marifetsiz bir hayatmış
    ve o anın bekleme acısı anlık, sonra yetişmeyen bir çocuğu toparlamanın acısı ise yıllar boyuymuş..

  • Aysun dedi ki

    20 Ekim 2026

    Kesinlikle çok doğru çocuklarımıza kıyamadığımız için onları marifetsiz gençler olarak yetiştirdik. Herşeyleri var ama marifetli değiller en ufak bir şeyde mutsuz oluyorlar. Herkes bu dan sonra yapması gerekeni kendisi yapmalı. Çöm teşekkürler 🌸

  • mb dedi ki

    20 Ekim 2026

    İnsan eksik gideriyorum, tam olsun dediği her şeyde gelişim gösteremez.

  • Mervefe dedi ki

    20 Ekim 2026

    Ahh hep o kıyamadıklarımız bir gün bize kıyacak.. yol yakınken farketmeli, sorumluluk vermeli

  • Ezgi dedi ki

    20 Ekim 2026

    Bir çocuğa yapılacak en büyük kötülük onu yetiştirmemek.

  • Meliha Tukenmez dedi ki

    20 Ekim 2026

    İhtiyacları için emek sarf etmeyenler yada bir insanin kendi ihtiyaçları icin emek sarf etmesine izin vermemek bir insanin gelişimine engel olmak demektir. Bu bir iyilik degildir.
    Kimsenin isini kolaylastirmadan da destek olunabilir bu hayatta...
    Kıymetli olan da budur.

  • NURAY TEKİN MİŞE dedi ki

    20 Ekim 2026

    Hatanın neresinden dönersek kârdır. İnsan her yaşta öğrenebilir olarak tasarlanmış. O sebeple tüm yaşamımızda hep öğreneceğimiz yeni şeyler oluyor. Biraz zor olsa da öğreniyor ve kıymet biliyoruz.

  • Dilek T dedi ki

    20 Ekim 2026

    Her anne baba çocuğu her imkana sahip olsun istiyor ama bunun onu marifetsizleştireceği aklına gelmiyor... Çocuğumuz için en iyisi bazen elimizdeki tüm imkanları ona sunmak olmayabiliyor...

  • SELMA K. dedi ki

    20 Ekim 2026

    İnsan yokluk gördüğü yerde marifetleniyor. Çocuklarımıza çok imkan veriyoruz, bunu iyi niyetle yapıyoruz ama bu onların kendilerini geliştirmelerine engel oluyor.

  • Hüzeyle çelebi dedi ki

    20 Ekim 2026

    Bugünümüzde hepimizin en cok yaptığı hata karşımızdakinin sorumluluk almasına izin vermemek , iyilik yaptığımızı zannederek aslında daha cok zarar veriyoruz.

  • İlknur Arslan dedi ki

    20 Ekim 2026

    Evlatlara adaletli olunuyor mu? Sevgide, ilgide, soyutta, somutta… Bedel ödeyeni görmek, ödemeyenin de neden ödemediğini görmek…

  • Serap Sağdıç dedi ki

    20 Ekim 2026

    Çocuğun büyümesi için sorumluluk verip marifet anahtarı kazanmasını sağlamak ne kıymetli☺️

  • Ümran dedi ki

    20 Ekim 2026

    İnsan sevdiklerine ne kadar çok verirse onun daha iyi olacağını düşünür oysa bazen mahrum bırakmak onu daha iyi, daha marifetli yapar.

  • Meral U. dedi ki

    20 Ekim 2026

    Sevdiklerimize iyilik yapıyoruz zannederken kötülük yapabiliyoruz

  • SA dedi ki

    20 Ekim 2026

    İnsan yetiştirmek için onların kendi marifetlerini keşfetmesine izin vermek ✨

  • Nimet Alper dedi ki

    20 Ekim 2026

    Marifetlenmeyi geçtim insanın icinde bulunduğu durumu algılaması, o tuzaktan çıkması çok güç. Hiç kimse evladının kötülüğünü istemez ama ne yazık ki birçok aile çocuğuna kıyamama gibi bir iyi niyetle zarar veriyor.

  • Ayten Akın dedi ki

    20 Ekim 2026

    Yetiştirdiğimiz çocuklarımız Kıyamadığımız için sorumluluklarını üzerimize aldığımızda marifetlenip gelişemiyorlar ve hayatta hep birilerine yük olmayı seçiyorlar.
    İnsan bunu anladığında önce kendini düzeltmesi gerektiğini anlıyor. Yetiştiren ve yetişen için faydalı bir yazı olmuş emeğinize sağlık.

  • M. K dedi ki

    20 Ekim 2026

    Bedel ödeyen bedel ödediğine düşkünleşir.
    Bedel alan zalimleşir in öyküsü olmuş. Ellerinize sağlık🌷

  • Aslı Nur Kılıç dedi ki

    20 Ekim 2026

    İmkanların, önümüze sunulanların haddinden fazla olması insana öncesini unutturuyor. Evde bir fanusta beslediğimiz balıklar gibi yediğini unutup tekrar yiyor. En sonunda balığı çatlatıyor. Fayda ya da iyilik sandığı zarara dönüşüyor.

  • Zehra dedi ki

    20 Ekim 2026

    Biz anneler aman çocuklar yorgun okuldan geldiler ders çalışsınlar biraz dinlensinler diye odalarına yemek çay götürüyoruz. Ama çocukların marifetlerini ellerinden alınıyoruz farkında olmadan.
    Güzel bir yazı olmuş elinize sağlık

  • Çiğdem dedi ki

    20 Ekim 2026

    Kimseyi vererek mutlu edemiyoruz ne yazık ki! İnsan kendisi çabaladığında, emek harcadığında mutlu, başarılı oluyor. Keşke hayatta marifetlenmenin ne olduğunu anlayabilsek ...

  • Buse 🌸 dedi ki

    20 Ekim 2026

    İyilik yapacağız derken kötülük yapmak mümkün. Bu yüzden kendi isteğimizden çok karşımızdakinin ihtiyacına odaklanmalıyız

  • Horozlu dedi ki

    20 Ekim 2026

    Şu zamanda bir.çok anne babanın en büyük sorunu bu.. çocuklara iyilik yapacağız derken.. Onları hayatın en büyük kötülüğünü yapmışız meğer. Komşu Cemil Çok doğru söylemiş. Sorumluluk almayan çocuk evde hiçbir şeye değer vermiyor. Emeğinize sağlık.. Çok ihtiyaç gideren bir yazı olmuş..

  • Elif A. K. dedi ki

    20 Ekim 2026

    Bir dediği iki edilmeyen çocuklar gün geliyor sıfırı bir yapamıyor...

  • Neşe Kübra Akarslan dedi ki

    20 Ekim 2026

    Herkes kendi şifası olan emeği yerinde ve zamanında verdiğinde hayat ne güzel ihtiyaç giderenlerle dolu bir yer oluyor. Emeklerinize sağlık ☘️

  • Ayşe T dedi ki

    20 Ekim 2026

    İyilik yapayım derken yaptığımız en büyük hata işte tam da bu değil mi🍃. Ne güzel yaşmışsınız emeğinize sağlık💐

  • Cemile dedi ki

    20 Ekim 2026

    Ellerinize sağlık çok güzel bir yazı olmuş

  • Özlem Ergül dedi ki

    20 Ekim 2026

    Çocuğumuz olsun çalışanımız olsun marifetlenebilmesi için Bedel ödemesi gerekiyor. Onun yapacağı iş yükünü kendimiz üstlendiğimizde mariflenip gelişmez. Yetiştirmek için sorumluluk vermemiz gerekir.

  • Zahide Reyhanlıoğlu dedi ki

    20 Ekim 2026

    Zamanımızın en büyük illüzyonlarındandır.. Ah çocuğuma kıyamam yorulmasın diye diye onu marifetsizliğe mutsuzluğa itmek..

  • K.M.. dedi ki

    20 Ekim 2026

    İnsan bir şeyin kıymetini bilen biri nasıl olabilirdi? İnsan büyütülürken yetişmesi için marifetli olabilmesi için ebeveynler ne yapsalar faydalı olurdu?
    Çoğumuzun ihtiyacı olan bilgiler. Güzel bir yazı olmuş. Teşekkürler

  • Sümeyye P. dedi ki

    21 Ekim 2026

    Hayatta sorumluluk alan kişi, ne yaptığının farkındadır. Davranışlarına yön vermeyi bilir. Okyanusta rotası belli gemi gibidir. Sorumluluk almayan kişi ise tam tersi. Rotası belli değildir. Amaçsız, hedefsiz bir yaşantı içindedir. En sonunda ise elinde var olanları da kaybetmeye başlar.

  • Betül Karakoşlu dedi ki

    21 Ekim 2026

    Bir çocuğu büyütmek mi? Yetiştirmek mi? Biz büyütmeyi yetiştirmek zannediyormuşuz meğerse...
    Peki her istediğini yaparsam yetiştirebilir miyim onu?

  • Aynur Güzel dedi ki

    21 Ekim 2026

    Çok güzel bir yazı olmuş elinize sağlık. Kıyamam dediğimiz çocuklarımız, ailemiz, en yakınlarımızın günün sonunda marifetsiz kaldıklarını görünce onlara nasıl da kıydığımızın farkına varıyoruz.

  • Sümeyra dedi ki

    21 Ekim 2026

    Çocuğun büyümesine izin vermek ne anlamlı bir cümle anlayana…:)

  • Merve Kocayiğit dedi ki

    21 Ekim 2026

    Bu hayatta bir insana iyi niyetlede olsa verilebilecek bir zarar var ki; o da kendi hayatının temel taslarini oluşturmasinda kendi vermesi gereken emeklerin önüne geçmek. O yolu onun yerine yürümeye calismak. Asıl kendisinin o emeğe ihtiyacı olduğunu farketmemek... İnsan yetiştirmek, sabır ve süre isteyen bir süreç... Yetişen kadar, yetiştiren içinde o süreye ihtiyacı vardır...

  • Ayşe iç dedi ki

    21 Ekim 2026

    Evet ben de katılıyorum çocuğumuzun eşimizin kardeşimizin çevremizdeki herhangi birinin arkadaşımızın gelişmesine dönüşmesine izin vermemiz gerekiyor ki onları alan açılsın onlar da kendini tanısınlar kim olduklarını anlasınlar güzel bir kesit🫶

  • E.B dedi ki

    21 Ekim 2026

    "Bir şey yapıyor olmak, hep yapılması gerektiğini sağlamaz" diye çok sevdiğim bir cümle var. Evet o çocuğun yemek yiyebilmesi için, bağcığını bağlaması için vs. yapmalıyız. Ama nereye kadar? Farkındalıkla dolu bir yazı olmuş. Kaleminize sağlık

  • Aleyna K. dedi ki

    22 Ekim 2026

    Bazen anne babalar için çocuğun yapmasını beklemek zor gelebiliyor ve “Onu bekleyeceğime ben hemen yaparım” deniliyor. Bu da çocukların marifetsiz kalmasına sebep oluyor. Hem sabredilmediğinde hem de imkan sunmak adı altında onların işleri yapıldığında sonuç herkesi üzüyor.

  • Cemile dedi ki

    25 Ekim 2026

    “Aman o yorulmasin aman ben 2 dakikada yaparım elime mi yapışır” bu cümleler insan hem kendi hayatını hem de çocuğunun hayatını zorlaştırıyor.
    Sorumluluk vermek onun yetişmesini sağlamak anne ve babanın hayatında da kolaylaştırıyor. 👏🏻👏🏻👏🏻👏🏻

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.