Öğleden sonra kış güneşi pencerelerden içeri ışıl ışıl süzülüyordu. Kapıdan girdiğinde ahşap merdivenler gıcırdarken ‘hey ben geldim millet, nerdesiniz?’ diye seslendi Mert. Mutfaktan mis gibi yemek kokuları geliyordu.
Üç kardeş eğitimleri sebebiyle aileden uzak sımsıcak ama eski bu taş evde yaşıyorlardı. Çatıları, sofraları yaşadıkları aynı olsa da zaman zaman mutlaka aralarında anlaşmazlık çıkardı. Her biri hayata başka açılardan bakardı. Önemli gördükleri, hassas oldukları kısımlar farklıydı.
En büyük kardeş Mert, evin en yüksek sesiydi. Konuşurken odanın merkezine geçer, herkesin onu dinlediğinden emin olduktan sonra söze başlardı. Kendi planları, kendi yorgunluğu, kendi haklılığı her şeyden önce gelirdi. Evde bir iş yapılacaksa önce “Bana ne faydası var?” diye düşünürdü. Onun dünyasında merkez hep kendisiydi.
Ortanca kardeş Leyla, evin en fedakârıydı. Birinin yüzü asılsa hemen fark ederdi. Kim üzgün, kim yorgun, kim aç herkesten önce fark eder, hemen derdine düşerdi. Kendi ihtiyacını çoğu zaman erteler, başkalarının rahatını öncelik verirdi. Sessizce yük alır, zorlanmasınlar, rahat etsinler diye düşünürdü.
En küçük kardeş Kerem ise evin en sakin, kendi halinde olanıydı. Olanı biteni izler, hemen taraf olmazdı. Detaylı gözlemleme ve çözüm üretme konusunda çok yetenekliydi. Bir tartışma çıktığında sesini yükseltmez, önce dinler ve kimin ne hissettiğini değil, olayın ne olduğunu anlamaya çalışırdı. Olaylara dışarıdan bakar, duygularını karıştırmazdı. Bakış açısını geniş tutup, bütün detayları anlamaya çalışarak düşünürdü. Evin küçüğü olmasına rağmen fikri önemsenen, danışılan kişiydi.
O akşam evin tadilatı ile ilgili konuşmak üzere salonda toplandılar. Mert bu konudan çok rahatsızdı. ‘’Benim bu giderler için verecek param yok, yurt dışı tatili için para biriktirmem gerekiyor. Zaten evi de sizin kadar kullanmıyorum, neredeyse yatmadan yatmaya geliyorum.’’ dedi.
Leyla Mert’in söylediğine takılmadı, evin ihtiyacını karşılama derdindeydi. ‘’Evimizin bu tadilata gerçekten ihtiyacı var. Bu durum sizi de zorluyor. Çatı akıttığında en çok Kerem’in odası zarar görüyor. Benim bir miktar birikmiş param var, onu verebilirim. Bir dahaki ay, maaşımı aldığımda yine katkı sağlarım.’’ dedi.
Kerem, konuşulanları sessizce dinledi, düşündü ve ‘’Bu evde hep beraber yaşıyoruz. Evin imkânları da sorumlulukları da hepimize ait. Sizce bu konu hepimizi ilgilendirmiyor mu? “diye sordu.
Leyla, “Sorumluluk almalıyız.” Dedi.
Kerem, “insan imkânı ölçüsünde sorumluluk alabilir. Ortak bir problem varken, bireysel çıkarların düşünülmesi ise adil olmaz. Ortak problemler, birlikte yük almayı gerektirir.’’
“Ne Mert yurt dışı tatiline öncelik vermeli, ne de Leyla tüm birikmiş parasını ve daha da fazlasını vermek için çabalamalı. Herkes imkânı ölçüsünde birleşip ortak problemlerden pay almalı.” diye konuştu.
Kısa bir sessizliğin ardından Mert, Leyla ve Kerem ortak bir paydada buluştu.
Mert bu durumdan pek hoşlanmasa da kardeşinin söylediği ona mantıklı gelmişti. Bu konuda hiçbir şey yapmazsa, yapanlara nankörlük edecekti ve kardeşi bu konuda haklıydı. Her ne kadar tatil daha cazip gelse de ev için bütçesinden bir miktar ayırmalıydı.
Mert, “İnsan her zaman, her konuda, herkesten bir şey öğrenebilir. Bugün de Kerem bize bir şeyler öğretti.” dedi.
Kerem’in ise içi rahattı, çünkü herkes üzerine düşeni yapacaktı. Problemlerine ortak çözüm üretmek, ilişkilerini daha da güçlendiriyordu.
İlişkide olduğumuz insanları yetiştirmek, sorumluluğumuzdur. Bunu yaparken onların öğrenmeye istekli olmaları ise çok önemlidir. Çünkü insan, kendisi isterse değişir, dönüşür. Bazen insanı dönüştüren kendinden yaşça çok küçük biri de olabilir.
“Üç Kardeş Üç Dünya” için 83 yanıt
-
Herkes imkanına göre sorumluluk almalı. Çok güzel bir detay olmuş. İnsan bazen kendi kaldıramayacağı sorumlulukları alınca kendinden vazgecebiliyor. Bu sebeple yaşamında mutsuz olabiliyor..
-
denge her zaman her yerde olmalı :)) kaldıramayacağın sorumluluk almak da, kaldırabileceğin halde sorumluluk almamak da ikisi de dengeyi bozar.
-
-
3 kardeş… Ablalarım ben gibi… İnsan bazen bilmeden farkında olmadan bencillik yapabiliyor. Kendi hayatımdan bir örnek geldi. Ablama spora başlamıştık. Spor hocası ısınma sonrası herkes bir mat alsın demişti. Bende gidip kendime almıştım. Sonra bir baktım ablam 2 tane matı zar zor taşıyor. Bir tane de bana almış. O görüntü bana o an o kadar çok şey öğretmişti ki. Kardeş nasıl olunur? Bir insan nasıl bencillikten kurtulur? Ancak başkasının derdini dert edindikçe. Kardeşin bazen kan bağı ile olur, bazen de emek ile bedel ile sorumluluk almakla başkaları da kardeşin oluverir.. çok güzel anılar canlandırdınız gözümde. Teşekkür ederim
-
Evet aslında ilişkilerde en büyük problem… Birilerinin diğerlerinden daha çok yük alması ve bir süre sonra bu yükü taşıyamaz olması…
-
Evet ne kadar güzel söylediniz “Kardeşin bazen kan bağı ile olur, bazen de emek ile sorumluluk almakla başkaları da kardeşin oluverir….” Kardeş gibi gördüklerin, kan bağı olanlar olmuyor çoğu zaman..
-
-
Kerem ne kadar güzel konuşmuş. Gerçeğin söylenmesi ama güzellikle söylenmesi, ne kadar da önemli. Sanırım birçok problemimizi bu şekilde çözebiliriz.
-
Doğru güzel ifade edilince ne kadar tesirli oluyor. 🌸
-
Doğruyu güzel anlatmak ne kadar kıymetli… Davranış değişikliğine işte o zaman sebep olabiliyor insan
-
-
Önemli olan yaş değil bence insanın duyguya girmeden çözüm bulması. Bazen insan etrafına bakmayıp kendini düşündüğünde yanılabiliyor.
-
Yasanan ortak alanlarda herkesin imkanlari nispetinde maddi yada manevi yuk aliyor olmasi adaletli bir yaklasim. Bunu isteyerek yapiyor olmasi ise daha guzeldir.
-
İnsan bencillikten kurtulduğunda yük almaya başlıyor…
-
-
Her an yeni bir şey öğrenir insan ancak ondan deneyim çıkarırsa.. egosuna ters gelmesine rağmen gerçeği kabul ederse..
-
İnsan sadece kendi derdinde olduğunda ilişkileri gerçekten zarar görebiliyor. Ya da kendini hiç düşünmediğinde de.. Önce dinlemek anlamak ve sonra ortak bir çözümde birleşmek… Aile de birleştiren olmak önemli.. Çok güzel mesajlar veren bir öykü, teşekkür ederiz..
-
İlişkilerimiz önemli bir birliktelik. Bu birliktelikte ne kadar birlikte hareket edersek, birlikte düşünüp çözüm üretirsek ilişkilerimizi de o kadar sağlıklı ilerletebiliyoruz. Bunun için de önce insanın kendinden çıkabilmesi, başkalarını da dinleyebilmesi lazım.
-
Farklılıkları ve istekleri bir kenara bırakarak ihtiyaçlara ve yapılması gerekene odaklanabildiğinde insan ilişkilerinde kalitesi artıyor…
-
-
Hikayeyi okuyunca ilk aklıma gelen şey aynı anne babanın ne kadar farklı üç karakter yetiştirmiş olması. Çok farklı üç fikir yine de ortak bir paydada hatta en mantıklı ortak paydada buluşabilmeleri de yine de anne babayı takdir etmeme sebep oldu. Çünkü gerçek hayatta insanlar 5 dakika önce savunduklarını bu kadar kısa sürede savunmayı bırakmazlar. Herkes imkanları dahilinde sorumluluk almalı sözü güzelmiş…üzerine düşünücem
-
Kerem en küçük kardeş olmasına rağmen olaya dışardan bakabilmesi iyi bir gözlemci oluşu diğer kardeşlerine birer ayna oldu ve gerçekleri aktarması onlara kaçacak yer bırakmadı.
-
Herkesin bir derdi var bu dünyada. Ve insan hep problemsiz dertsiz bir hayat istiyor konfor istiyor. Ama böyle bir konfor bu dünyada yok. İnsanın en büyük sorun yaşadığı yer ilişkileri. Doğru stratejiler ile ilişkilerde olması gereken sınırları otoriteyi merhameti doğru yere yerleştirdiğinde konforlu bir hayatı yaşar. ilişkilerde ustalık seminerlerine çok teşekkür ediyorum
-
3 kardeş birbirinden farklı olsa da onları ortak paydada birleştiren sorumluluklar…
-
Ortak problemler çözüm arayışına itiyor. Birbirinin zıttı olan 3 kişiyi bir araya getiriyor. En elini taşın altına koymak istemeyen bile mantığın sesini takip ettiğinde yapılması gerekeni görebilir hale geliyor.
-
-
3 kardeş 3 başka bakış.. ve bu durum kişiye has da değil, kimi zaman oluyor ki çözüm odaklı kardeş oluyoruz kimi zaman oluyor ki ben diyen kardeş… ve en çok da ben diyen kardeş gibi davrandığımızda yanılıp üzüyoruz. insanın farkındalığı için güzel bir yazı olmuş 🌷
-
İnsanın ihtiyacı olan kişi nasılda en yakınında yer alıyor. İhtiyaç gidermek, öğrenmek ve öğretmek ve bu payda da buluşmanın önemini anlatan güzel bir yazı olmuş emeğinize sağlık… 🌸
-
İhtiyaç gideren insan karşısındakini mutlu ettiği gibi aynı zamanda kendisi de mutlu oluyor.
-
-
Güzel bir tespit insan halden hale giriyor. Bizi bu hayatta farklı bakış açılarına büründüren, tepkilerimizi değişken kılan nedir diye düşünülesi.
-
Tepkilerimizi değişken kılan nedir? Çok güzel bir soru😊
-
-
-
Aynı evde yetişmiş üç kişi ne kadar da farklı olabiliyor. Neyse ki birbirlerini dinleyip, isteklerine ters gelse bile mantıklı olana karar verebilmişler. Önemli olan da biraz durabilmek, düşünüp ona göre karar vermek. Bana bunu hatırlattı.
-
Evet çok doğru, bazen fikir ayrılığı olabiliyor ama insan biraz düşününce doğruya ulaşabiliyor.
-
-
İlişkilerde aradaki bağın sorumluluk almaktan geçtiğini anlatan çok güzel bir yazı olmuş. İnsan sadece kendini değil yanındaki insanları da düşünmeli 🌼
-
her insan bir dünya. her insanın kendi içinde avantajlı olduğu yerler, becerileri var. bunun yanında geliştirmesi gereken tarafları da var tabiki. ellerinize sağlık.
-
Gerçek bağ birinin bencilce geri çekilmesi ya da diğerinin kendini feda etmesiyle değil herkesin sorumlulugu ortak almasıyla pekişir yargısınin kelimelere dökülmüş hâli 🙌🏻 bu anlamlı yazı için teşekkürler
-
İnsan kendindeki ve karşısındakinin farklılıklarını kabul ederek davranış sergilemeye başladığında soru(n)lara çözüm üretebilir oluyor
-
Kendini feda etmenin de, kendisi için birilerinin feda edilmesini istemeninde ne kadar yanlış olduğunu, olaylara dışarıdan bakabilmenin yaş, aile, çevreden çok insanın kendisi ile ilgili olduğunu çok iyi anlatan bir yazı olmuş.
-
Hayatta her şey denge üzerine kurulu olduğu için aile, eş, iş, arkadaş bütün ilişkilerde herkesin imkanları miktarınca sorumluğunu bilip elini tasın altına koyduğunda çözülmiycek problem yok.
Bazen insan iyi niyetle ben hallederim diyerek üzerine fazla yük aldığında etrafındakileri sorumluluk almasının önüne geçiyor. Bu durum da en çok yük alanı yoruyor. İnsan aslında hep kendi yapıp ettiğinin altında eziliyor. Kerem kardeşlerini iyi tanıdığından herkesin ihtiyacının farkına varmış ve problemi çözebilmiş.😊 -
3 kardeş, bazen 3 arkadaş, bazen 3 çalışan hayatımızın her yerinde insanlarla birlikteyiz ve bir olduğumuzda problemlerimizi daha kolay ve rahat çözüme kavuşturuyoruz, önemli olan çözümü istemek ve birleşebilmek.
-
İnsan yetistirmek, hakki hak sahibine vermek zahmetli bir patikadan cicekli bir bahceye cikmak gibi bir yolculuk. Bası zor olsa da sonra iki tarafa da hayır getirir. Hepimize nasip olsun, kaleminize sağlık…
-
Güncel hayatın içinde çok sıklıkla yaşanan şeyler aslında. Basit bir olay olsa bile kardeşlerde fikir ayrılığı olabiliyor. Herkes kendi dediğini yaptırmaya çalışabiliyor. Oysa ki hayat diyor ki; bunca farklı görüş içinde ortak noktada buluşabiliyor musunuz? Önemli olan bunu başarabilmek.
-
Etrafımızdaki insanlara üstünkörü bakmamamız gerekirdiğini bu ne yapabilir, bu ne söyleyebilir dememiz gerektiğini anlıyoruz. çünkü gerçekten anlamak istiyorsak karşımdaki çocuk da olsa bir ders çıkartabiliyoruz, çok büyük olsa da bir ders çıkartabiliyoruz. önemli olan kendimizi anlamak istiyor…
Etrafımızda faydalı olacağız diye kendimizi ihmal etmememiz gerektiğini, kendimize faydalı olacağız diye sorumluluğunda olduklarımıza fayda vermememiz ilişiğimizdekileri olumsuz etkileyecektir. o yüzden bencil değil kıvam da durabilmeyi başarmamız gerekiyor…. -
Hayata 3 farklı bakış. İnsan dışardan bi gözle okuyunca bi çok problemi görebiliyor. Peki ya kendi hayatımızı da bu gözle görebiliyormuyuz. İşte asıl mesele burda başlıyor.
-
İnsan ortak çaba sarfetmedikçe birleşip aile olamıyor. Ortak problem ortak çaba gerektirir.👏
-
Kimden neyi ne zaman öğreneceğimizi asla bilmemiz mümkün değil. Her an algısı açık ve kendisine verilen somut soyut mesajları doğru anlayan bireyler olmak hepimiz için gerçek olsun…
-
Farklılıkların nasıl bir zenginlik ve öğrenmeye bir kapı olduğunu çok güzel anlatmış emeğinize sağlık.
-
İnsan olaylara dışardan bakabildiğinde çözüm üretebiliyor.
Faydalı bir yazı olmuş
Ellerinize sağlık -
İmkanın miktarında ortak giderlerden sorumluluk almak… ne kadar adaletli bir cümle. Bunun farkında olmak cok kıtmetli
-
insan ailenin imkanlarına ortak olduğu kadar problemlerinde ortak olmalı hatta daha çok problemlere ortak olmalı.
-
Zaman zaman aynı çatı altında yaşanan birçok karmaşaya çözüm niteliğinde bir yazı olmuş…
insan imkânı ölçüsünde sorumluluk alabilir. Ortak bir problem varken, bireysel çıkarların düşünülmesi ise adil olmaz. Ortak problemler, birlikte yük almayı gerektirir.
Bu yazı bile tek başına yeterli aslında sadece herkesin sorumluluktan kaçmak yerine sorumluluğu almayı istemesi gerek… Bütün mesele bu… -
Değişmek ve dönüşmek için denge de kalabilmek ve istekli olması gerektiğini çok güzel anlatılmış .
-
Herkesin gücü kadar destek vermesi o şeyi kiymetlendiriyor. Kendinden bir parça gibi görüyor. Bir konuya bilinç verirken yaş, mevki unvana bakmaksızın herkesten olumlu veya olumsuz bir ders çıkarabilmek de kıymetli.
-
Duygu kontrolünün ve sorumluluk almanın ve sorumluluğu paylaşmayı bilmenin önemine vurgu yapan ama aynı zamanda da aynı evde yaşayan üç kardeşin bile olaylara bakışının farklı olabildiği ama gerektiğinde seçilen iletişim dilinin sayesinde ortak paydada buluşabildiklerini gösteren farkındalık yaratan bir yazı olmuş.
-
Kardesler fakat cok farklı karakteler gıbı gorunse de herkes ortak alanda uzerıne dusenı yapmıs bazen bunu tek ustlenen en yorulan en yıpranan oluyor. Aslında yuklenmek yerıne haddı asmadan sorumluluk bılıncı vermek en guzelı. Ancak bunun ıcınde akıllıca marıfetlestırmek gerekir.
-
Herkes imkanı ölçüsünde pay almalı ne kadar güzel strateji. Ne gereğinden fazla yük almak ne de yük olan olmak. Çok güzeldi kaleminize sağlık 💫
-
Ne fazla fedakarlık ne de hiç karışmamak, iki uç da değil mesele denge ☘️
-
insan, kendisi isterse değişir, dönüşür. Gerçekten çok doğru
-
Kimse bencilleşmemeli, kimse de çok fedakarlık ederek kendinden taviz vermemeli hayatın içerisinde hep bir denge olması gerekir
-
Etrafımda bu problemlere şahit oluyorum. Eğer vaktinde çözüm bulunmazsa bir tarafın fazla fedakarlık yapıp diğer tarafın yapmamasina sonu tartışma, küslükle bitiyor malesef. Sanırım dengeyi kaybetmemek lazım 🙂
-
İlişkide olduğumuz insanları yetiştirmek sorumluluğumuzdur…benim için insanı yetiştirmek bu konuda sorumluluk almak en zoru, Besle büyüt de ama yetiştir deme ..şimdilerde problemi ortaya koyup doğrusu bu yanlışı bu, tercih senin diyorum,daha öğrensemde tam uygulayamıyorum, hacı sabır…☺️
-
Herkes kendi algısına göre sorumluluk alır. Evet, neyi algıladığını da seçmek kendi elinde… Yani bir insan eğer başka birinin dersini dert edinebilecek kıvama gelirse ilişkisinde iyi bir noktaya gelebilir, ihtiyaç gören olur…
-
Ortak hedefler olunca birleşerek büyümek kalıcı çözümler getiriyor
-
Sorun ortak olunca çözüm de ortak olmalı.En güzel cevabı en güzel şekilde verip ortak çözüm bulmayı başaran ilişkilerinde de güzel çözümler üretecektir. Farklı bakış açılarını ortak bir noktada toplamak iletişim becerisinde lig atmasını sağlayacaktır.
-
Keremin söylediği gibi bir ortak problem olduğunda ne bir kişinin tamamen kendi çıkarını düşünmesi doğru olur ne de bütün yükü tek başına üstlenmesi doğru olur. Asıl önemli olan herkesin imkanı ölçüsünde sorumluluk alması ve yükü paylaşmasıdır yani denge. Bu denge sağlandığında hem problem çözülür hem de insanlar arasındaki ilişki daha güçlü hale gelir.
-
O Leyla gibi hep fedakar cefakar yük alan, başkalarının rahatı için kendi rahatından vazgeçen insanlar daha çok vererek daha çok sevileceğini zannediyor. Ya işte bu beklentisi, duygusal yoğunluğu insana hata yaptırıyor. Sorumlulukların paylaşılması gerekiyor imkan ölçüsünde.
-
Çok hoşuma gitti. Gerçeği bilince ve uzaktan bakınca her şey nasıl da açık görünüyor. Biz de üç kardeşiz yazıyı okurken bizi gördüm 🙂
-
Ne bir kişinin bütün yükü alması doğru, ne de birinin tamamen kenarda durması… Herkesin imkânı ölçüsünde sorumluluk alması ilişkileri daha dengeli ve sağlıklı kılıyor. Sanırım birçok problem, hem gerçeği incitmeden söyleyebildiğimizde hem de sorumluluğu adil şekilde paylaşabildiğimizde çok daha kolay çözülebilir.
-
Aile olmak ortak problemlerini ortak çözüm bulmak, çözüme dahil olmak insanı yetiştiren, hayata dahil eden ve bu sayede hayattan pay almayı öğreten en güzel süreç. İlişkiyi yürütmek ortak paydada buluşmayla nümkün, paydası yoksa nerede buluşabilir ki insan….
-
Herkesin imkanı ölçüsünde sorumluluk alması aslında o problemi kaç kişi sorumluluk alıyorsa o kadar paydaya bölmek demek. Bu öyküde problem üç birim gibi olsa da çözümde getirdiği yük bir birime düşmüş oluyor. Bu da aile ilişkilerinde aynı yöne bakabilmekle oluyor. Öykü de buna güzel değinmişsiniz. Emeğinize sağlık
-
Bu tip durumlarda insanların duyguları aktifleşiyor ve karşı tarafı dinlemiyorlar. Ancak Mert’in daha önceki davranışları sözü dinlenilen insan haline gelmesine sebep olmuş. Bunun da katkısıyla çözüm önerisi dinlenilmiş, ortak bir paydada buluşmuşlar ☺️
-
Bence burada en güzel nokta şu: Bir evde ya da bir ilişkide herkes sadece kendi çıkarını düşünürse denge bozulur. Ama herkes imkânı kadar sorumluluk aldığında hem adalet olur hem de huzur olur. Bazen en doğru bakış açısı en sakin olandan çıkar. 🌿
-
Her ne kadar aynı ortam, aynı yetiştirme tarzının içerisinde olsakda kendi iç dünyamızda olaylara bakış açımız farklılık gösteriyor. Bu örnekte tam olarak bunu bizlere göstermiş. Olaylara karşı kendi isteğimize, düşüncemize göre değilde; doğru şekilde davranabilmek önemli.
-
Gerçekten de 3 kardeş bile ne kadar farklı olabiliyor… Bu durum olayların aslında ne kadar nötr olduğunu; asıl önemli olanın işi bizim onları değerlendirme biçimimiz olduğunu kanıtlıyor
-
-
“insan imkânı ölçüsünde sorumluluk alabilir. Ortak bir problem varken, bireysel çıkarların düşünülmesi ise adil olmaz. Ortak problemler, birlikte yük almayı gerektirir.’’
Ne kadar iyi bir cümle🌻-
Farklılıkları bir arada tutan ortak değerlerdir. Rengarenk çiçeği yeşil yaprakları ile bir arada tutan gövde gibi.
-
-
Çok güzel, insanda farkındalık uyandıran bir yazı olmuş.
“Ortak problemler birlikte yük almayı gerektirir” Ne kadar anlamlı bir cümle olmuş. Çünkü paylaşılan dert küçülür. Paylaşılan sorumluluk büyütür insanı… Birlikte yük alanlar, aslında birbirine güç verir. Tek başına taşınan yük yorar, birlikte taşınan yük yol olur. Sorun ortaksa, çözüm de yüreklerin birleştiği yerdedir. -
Ortak problemler birlikte yük alarak çözümlenmeli. Kurnazlık ne zaman çözümden yana olmuş ki? Doğruları görüp, yanlışa yanlış diyebilme gücü, adaletli olabilme gücüde veriyor.
-
dengenin önemi:)
-
Hikaye bize insanların birbirinden birşeyler öğrenerek değişebileceğini anlamlı bir şekilde gösteriyor. Ortak bir problemimizde ancak birlikte sorumluluk alınarak kendi üzerimize düşeni yaparak çözülebileceğimizi vurguluyor. Üç kardeşin farklı karakterleri üzerinden sorumluluklarını ve adaletlerini anlatıyor. Farklı karakterlere sahip insanların aynı çatı altındaki uyumlarını, doğru iletişimle ortak bir noktada buluşabileceklerini çok anlamlı bir şekilde gösteriyor bize.
Kerem’in adil yaklaşımı sebebiyle Mert’in paylaşmanın ve sorumluluğu birlikte üstlenmenin ilişkileri, kardeşlik bağlarını güçlendirdiğini etkili bir ifadeyle bizlere anlatıyor. -
“Ortak problemler, birlikte yük almayı gerektirir.’’ Günümüzde ilişkilerinden dengesini bozan şey, ya birisinin taşımadığı yükü üstlenmek veya birilerine yük olmak. Eskilerin dediği gibi, elini taşın altında koyuyor olmak gerekiyor.
-
İnsan düşünen bir canlı. İçinde bulunduğumuz toplumdan habersiz ve kayıtsız yaşamamız mümkün değil. Ortak hedefi olanlar beraber yol alabiliyor ve hayattan keyif alıyor. Farkındalık en büyük zenginliğimiz. Makale bu açıdan çok aydınlatıcı olmuş. Aynı anne babadan doğsa bile fikirler farklılık gösterir. Önemli olan ortak paydada sorunu çözüp ilerleyebilmekte. Emeğinize sağlık 🌸
-
İnsan yetişmeye, öğrenmeye açık olduğunda kendinden yaşça küçükten de öğrenebilir, bir ağaç bir kuştan da öğrenebilir 🌿✨
-
Bakış açısının ve adaletli olmanın önemi çok güzel vurgulanmış, emeklerinize sağlık 🤗
-
Herkes sorumluluk aldığında yapılan işin kıymetini daha iyi bilebiliyor.
Problem ne olursa olsun taraflar kendi gücü ölçüsünde yük alan olmalı -
Böyle ortak durumlarda herkes el atmalı.
-
İnsanın hayatın içinde ; kaç yaşında olursa olsun, mesleği, kariyeri, cinsiyeti ne olursa olsun. Öğrenmeye açık olması ne kadar kıymetli.. Bu insanın hayatınher alanında daha uyumlu, mutlu ve başarılı olmasına yardımcı olan bir şey..
-
İnsan kendisi isterse değişir, dönüşür… 🌈
-
İnsan hep kendini biliyor zannediyor. Bilmediğini fark ettiği anda zaten öğrenme başlayacak. Bir de dinlemeyi başarırsak bizden güzeli olmayacak:)
Bir yanıt yazın