Selma işten çıkmış eve gidebilmek için koşarak 19:30 otobüsüne yetişti. Binebilmiş olmanın mutluluğuyla tebessüm etti. “Oh! On beş dakika beklemekten kurtuldum” diye düşündü. Hemen eve dönmek istiyordu, çok yorulmuştu. Günün yorgunluğunu tüm bedeninde hissediyordu. Otobüste etrafına bakarak ona yer vermelerini bekliyordu. Ne yazık ki beklediği gibi olmamıştı. Kendi kendine söylenirken, ineceği durağa gelmişti.
Nihayet eve gelmişti ve apartmana girer girmez merdivenin başında mis gibi yemek kokuları almıştı. “Kesin kocam geç geleceğim diye yemek yapmıştır” diye düşündü. Zile bastı ama kimse açmadı. Anahtarıyla eve girdi ve eşi evde yoktu. Bütün hayalleri suya düşmüştü. Şimdi ne yapacaktı karnı da bu kadar acıkmışken? Oturup ağlamak geldi içinden, ne yapacağını bilemedi. O sırada kapıda anahtar sesleri duyuldu. Eşi Ahmet içeri girmiş ve Selma’ya yemek soruyordu.
“Ne yemeği? Benden önce geleceğin için yemeği hazırlarsın diye beklemiştim” dedi.
“Sen geç geleceksin diye ben de geç geldim” derken tartışma büyüdü.
Beklentiden Mutsuzluğa Giden Yol
Selma ertesi gün annesine gittiğinde morali çok bozuktu. Annesi pek ilişkilerine dahil olmak istemiyordu ama Selma yüksek tonda başlamıştı bile anlatmaya: “Hayır anlamıyorum ki bir tek kendisi çalışıyor sanki. Yani ikimiz de yorgun argın geliyoruz. Ne olur erken gelip yemeği yapsa?” Ve arkası gelmeyen türlü şikâyetler, söylenmeler…
Aslında Selma’nın yaşadığı bu kırgınlık, başkalarından beklediklerinden kaynaklanıyordu. İlişkilerde en büyük yanılgılardan biri de ; karşı tarafın bizim beklediğimiz gibi davranacağını varsaymaktır. “O düşünmeliydi, O şöyle yapmalıydı” dediğimiz her an, mutluluğumuzun anahtarını bir başkasına emanet ediyoruz. Selma o akşam, karşılanmayan beklentilerin ne kadar ağır bir fatura çıkardığını bizzat yaşamıştı.
Doğru Durakta Beklemek: Çözümü Kendinde Bulmak
Annesi, kızının şu an onu duyamayacağını bildiğinden, sakinleşmesini bekledi. Yemekler yenmiş, çaylar içilmiş, sohbetler edilmişti. Selma biraz sakinleşmiş artık annesini dinleyecek vaziyete gelmişti. Annesi bunu fırsat bilerek başlamıştı konuşmaya:
“Kızım, insanın çözümü kendinde derler. Duydun mu hiç bu sözü?”
Sessizlik oldu bir anda…
“İnsan bekler yavrum ; Kocasından ilgi bekler, otobüste yer verilmesini bekler… Bekler beklemesine de bazen yanlış durakta bekler. Çünkü insanın bekliyor olması, ona verileceği anlamına gelmez. Hayat soru sorar: sen ne yaptın? Sadece karşıdan beklemekle olmaz ki güzel kızım. Sen ne yaptın?”
Annesinin bu sözleri, aslında hayat boyu süren eğitimin en önemli derslerindendi. Çözümü başkasının değişmesinde aramak bir bekleyiş; çözümü kendinde başlatmak ise gerçek bir cesarettir.
Ben Ne Yaptım?

Selma, annesinin bu söylediklerini uzun uzun düşündü. Bu hayatta hep birilerinin bir şeyler yapmasını beklemişti ve mutsuz olmuştu. Bu mutsuzluğunu hayatın adaletsizliğinden zannetmişti; oysa sorun, kendi sorumluluğunu başkalarının yapmasını beklemekten kaynaklanıyordu.
Annesi ona pek çok şey öğretmişti ama bu “fark ediş ” dersi bir ilkti. “Neyse ki her an öğrenme var da her an dağılan yerleri toparlayabiliyoruz” diye gülümsedi ve ümitlendi. Selma, dış dünyayı kontrol edemeyeceğini ama kendi farkındalığını ve hazırlığını yönetebileceğini anlamıştı. Bu yaşadıkları ona sadece ilişkisinde değil, hayatın her alanında güçlü bir motivasyon olmuştu.
“SEN NE YAPTIN?” için 87 yanıt
-
insan bekler de bazen yanlış durakta bekler… ne güzel bir söz.
-
Peki insan yanlış durakta beklememek için ya da yanlış durakta beklediğini farkedebilmek için ne yapmalı… Beklentiyi doğru konumlandırabilmek ne kadar kıymetli bir şey.
-
Çok güzel farkındalık oluşturan bir cümle… yanlış duraklarda ki bekleyişler
-
-
İnsan beklentiyi dış dünyadan kendisine çevirdiğinde kendisiyle de bir yüzleşme yaşıyor gibi sanki. Sorumluluğunu almadığı/alamadığın şeyleri insan bazen dışarıdan bekliyor ve devamında gelen şikayetlenmeler… adım adım gelen mutsuzluk sebepleri… “çözümü kendisinde başlatmak gerçek bir cesarettir” ne kadar da doğru bir cümle.
-
İnsan başkasından bekliycek kadar cesaretli ama kendisinden beklemeye korkak oluyor demek ki.. faydalı ve güzel bir yazı olmuş 😊👌
-
Evet güzel ifade ettiniz.. İnsan neden kendisinden beklemeye korkar ki?? O yapılması gerekeni yapmak zor geldiği için olabilir mi?
-
İnsan kendine uzak olduğunun farkında olmadığı için kendinden bekleyemiyor … Her başkasından bekledikçe aslında kendimden uzaklaşıyorum
-
İnsan en çok kendisinden cesareti olması gerekirken neden bu kadar zor gelir?
-
-
İnsanın kendinin almadığı sorumluluğu başkasından beklemesi ne garip değil mi? Kendinin yapmadığını başkası hiç yapmaz, sonra gelsin mutsuzluk.. İnsan çok garip gerçekten
-
Beklentisi kendinden olan gelişir.
-
İnsan kendini tanımak,kendini anlamak için çaba göstermeden neden bir başkası onu anlasın, tanısın istiyor. En kolayını yapmazken İnsan neden başkalarının zor olanı kolaymış gibi yapmasını bekliyor
-
-
Eveet, bir adım at ve değişimi gör 🌺
-
Evet aslında çok kolay. Ama her zaman o ilk adımı atmak zordur. Peki neden, bizi engelleyen şeyi düşünsek buluruz aslında 🙂
-
-
Bazı sorunları çözebilmek için soruları çok daha yakına, kendimize sorabilmeyi öğrenmemiz gerek.
-
-
Hepimiz aslında benzer olaylar yaşıyoruz. Önemli olan bu yaşananlar için çözüm üretebilmek ve farkındalık kazanabilmek. Okuduğum yazı çok güzel bir farkındalık oluşturmuş
-
İnsan bekler… Doğru durağın kendimizden başlamak ve sonrasında ilerlemek gerektiğini öğreten çok güzel bir yazı olmuş. Kaleminize sağlık 🌸
-
İnsanın beklentiye girmesi kendini mutsuz etmesine sebeb oluyor. Doğru durak kelimesi ne kadar güzel olmuş,ilk önce insan kendi hareket etmeli.
-
Evet insan bekler ama doğru yerden bekleme cesaretini göstermek gelişmesine destek olur…
-
-
insanın annesinden, çevresinden böyle değerli şeyler öğrenebilmesi ne kıymetli
-
Başkasından beklemek “mutluluğunun anahtarını başkasına teslim etmek” olarak söylenmiş… Ne kadar güzel ve yerinde bir metafor
-
Kendi mutluluğumun anahtarı başkalarının elinde.. Bir hayat böyle geçmemeli..
-
Evet o anahtar da bir türlü bize gelmeyince mutsuzluktan sinirden depresyondan ölüyoruz.. aslında kendi ellerimizle yapmışız..
-
Kesinlikle öyle. Mutluluğun anahtarını bizzat kendi ellerimizde taşıdığımızı bir fark edebilsek ilişkilerimizde kim bilir neler değişirdi…
-
Evet hem güzel hem de biraz acıtıyor canını… İnsan bir ömrü böyle geçirebiliyor çünkü…
-
-
“Beklentileeer saaaadecee üzeeerrr” diye boşa dememişler 🤗🌷
-
O zamannnn beklentilerimize napıyoruzzzz 🤗üzülmemek için onları doğru yere koyuyoruzzz 🤗🌸
-
😊insan kendinden bekleyince üzülmez hemm
Buna da bir şarkı sözü yazmak lazım..
Kendinden bekleee başkasından beklersen üzülürsüünn😊
-
-
” İnsan bekler… Hele ki bazen yanlış durakta bekler. “İnsanın boğazı düğümleniyor…
-
Ne güzel bir yazı olmuş. Yani insanın yaşı kaç olursa olsun öğrenmesi hep devam ediyor, bu yazı da ıspatı gibi olmuş. Dış dünyadan beklememeyi öğrenen insan aynı zamanda güçlü de olan insandır.
-
Evet güzel söylediniz… Hayatın içinde öğrenmeye ve güçlenmeye devam etmek için… Kendimizin yapıp edebildiklerine bakmak, marifetlerini artırmaya konsantre olmak önemli. Bizi hayatın içerisinde geliştiren şey de bu olsa gerek.
-
-
Dış dünyadan ziyade kendine döndüğünde insan nasıl yol almaya başlıyor.
-
Hayat tümüyle bizim yolculuğumuz, başrole odaklanmak yerine başkalarının bizim hayatımızı iyileştirmesini beklemek ne kadar yorucu…
-
Ve İnsan kendi önünden çekildiğinde yapabileceklerine inanamaz…
-
-
İnsan hep dışardan bekler ve mutsuz olur. Eğer mutlu olmak istiyorsa kendi yapıp ettiklerine odaklanması yeterli olur sanıyorum ki 😊
-
Kendimize odaklanmak problemlerin anahtarı galiba 😊
-
-
Mutluluğun anahtarını başkasına emanet etmek… Beklenti için çok güzel bir ifade olmuş. Başkalarından beklerken her seferinde kendi mutluluğumuzdan eksilttiğimizi fark edemiyoruz.
-
İnsan çoğu zaman başkasından bekliyor. Kendi yapması gereken şeyleri başkası yapmayınca tartışıp ilişkilerimizin dengesini de bozabiliyoruz..
En güzeli sadece kendimizden beklemek..😊 -
Ben ne yaptım? Ne güzel , ne anlamlı ve üzerinde düşünülmesi gereken bir soru…
Ellerinize sağlık-
Sen benim için ne yaptından önce ben ne yaptım sorusu hayattaki beklentilerin düğümünü açacak bir soru…
-
Ve genelde hiç sormadığımız..
-
Dimiiii🙌
Her günün sonunda kendimize ‘ben ne yaptım’ diye sorsaydık hayatımıza çok şey değişirdi 🌺 -
Soruları önce kendimize yönelttiğimizde hayat daha kolay oluyor.
-
“Ben ne yaptım”
Sahi bugün ne yaptık? -
İnsanın “Ben ne yaptım” diyecebilecek farkındalığa ulaşması ne güzel…
-
-
İnsanın kendine yaptığı en büyük kötülüklerden biride dış dünyadan beklentiye girmek…
-
Mutlu olmak çok kolay iken zorlaştırmak insanın kendine yaptığı çok büyük haksızlık.
-
-
İnsan bazen annesinden babasından öğreneöeyeceği büyük bilgiler öğreniyor ummadık yerlerde:)
-
Beklentiyi karşısındaki insanın davranışlarına koymak insanı hayatta mutsuz ve öfkeli bir hale sokuyor. Ne bekledim ne oldu demekten kendini alamıyor… Buna en büyük örnek yıl dönümleri ve doğum günleri belki de… Bazen hayalini kurup alınması beklenen o hediye yerine başka bir şey verildiğindeki hayal kırıklığı…
-
İnsan umduğundan değil bulduğunda mutluluk aramalı.
Şikayet etmek çözüme değil probleme götürür. -
İnsan bekler, hayat “sen ne yaptın?”diye sorar… önemli olan insanın kendisinden beklentisi.. mutluluk insanın kendisiyle ilgili..
-
Peki insan kendisinden beklentisini nasıl arttırabilir?
-
İnsan aslında çok güzel bir yazılımla dünyaya gelmiş sadece onu nasıl kullanacağını öğrenmeli belki de… Öğrenmenin çeşitleri nelerdir? İnsan nasıl öğrenir? İnsanın ihtiyaçlarını karşılamak için harekete geçerse ve kendi yapıp ettikleriyle marifetlenirse olumlu sonuçları artar. Bu da onu daha özgüvenli yapar böylece de kendisinden beklentisi artar 🙂
-
Ah insan, emek vermekten kaçar insan, yanlış durakta otobüsü beklerken bu otobüs gelmedi de gelmedi diye dertlenir işte. Ah hi ben ne yapabilirim dese yasadiklarina?
-
-
bu zamana kadar hep dışarıdaki olaylarda zannetmemiz ne büyük yanılgı..
-
İşte bunu fark edebilirsek mutlu olmak çoksa zor değil.
-
Insanin dunune gore bugun ne durumda oldugu onemli. Boyle insanlarin kendisini gelistirme dertleri olur ve gelistikcede kendilerinden beklerler.
-
-
“… çözümü kendinde başlatmak ise gerçek bir cesarettir”
Bu hayatta en çok cesaret göstermemiz gereken yer kendi hayatımız belki de-
Çözümün yolu ilk önce kendimizden geçiyor.
-
-
İnsan birileri onun için bir şey yapsın diye bekliyor ya… Nedense hiç şu aklına gelmiyor karşı tarafında beklentisinin olduğu.. Beni mutlu etmiyor derken.. Karşı tarafında mutlu olmayı beklediğini göremiyor…
Gerçi kendi kendini mutlu etmeyi bilmeyeni de ne yaparsan yap mutlu etmek çok zor .. Çok güzel bir yazı olmuş emeğinize sağlık..-
hep bana hep bana… insanı fare kapanı gibi kaplıyor. mutsuzluk bir kısır döngü, alnımıza yazılmış kara yazı zannediyoruz sonra da..
-
Mutlu edilmeyi beklerken, insan nasılda mutsuz bir hayat dizayn ediyor…
-
Elinden geleni yapmak karsilikli ihtiyac giderme niyeti ile olmali. Dis dunyayi kontrol edemedimiz icin kendimizi kontrol etmeyi ogreniriz.
-
-
Hayat aslında çok kolay, beklentileri yönetmek zor
-
Günümüz ilişkilerini anlatan çok iyi yordanmış bir yazı olmuş çok beğenerek okudum ,gelecek yazılarınızı bekliyorum 🌺💞
-
Bu hayatta mutlu olmak istiyorsak beklentimiz daima kendimizde olmalı birileri bir şey yapsın diye bakarsak mutsuzluğumuz kaçınılmaz olur çok güzel anlaşılır bir yazı olmuş emeğinize sağlık.
-
Evet çok doğru….Dış dünya insanın kontrolünde değil bu sebeple dış dünyadan yani; başkalarından ,hayattan beklentiye girerse mutsuz olması kaçınılmaz
-
-
Çözümü kendinde bulmak ne güzel bir söz….
İnsanın hayatında hep kendine bakması gerektiğini, kendi yapıp ettiklerinin kıymetli olduğu öğretiyor🌸 -
Beklentiyi düşük tutunca acılar azalıyor kaygılar azalıyor ve insan kendisine odaklanıyor. Elinize sağlık güzel bir yazı olmuş.
-
Bugüne kadar nasıl mutlu olacağımızı öğrenemedik ancak mutlu olamamayı çok güzel becerdik. Insan mutluluğun bu kadar basit bir formülde olduğunu öğrenince ve bunu uyguladıkça aslında her şeyin kendisinde başlayıp kendisinde bittiğini de görüyor
-
Her yol kendine çıkıyor ve “yapılacak bir şey varsa ben yapmalıyım” güzel bir motto
-
-
Beklentiyi doğru yere konumlandırmak rahatlatır.
-
aslında cevap basitmiş.. insan karmaşıklaştırmış..
-
Ogrenme niyeti oldugu muddetce hayat inanilmaz bir ogretmen olarak bizi egitmeye devam ediyor…
-
-
Ne otobüste biri yer vereceğine ne de eşi yemek yapacağına dair bir şey söylememişti aslında… İnsanın kendi kendine “ummak” derdine düşmesi üzüntüye ve kırgınlığa sebep oluyor. Doğru beklentiler de sürprizleri ortadan kaldırıyor👍🏻 Bu yazı tekrar hatırlattı 😊
-
Doğru durakta beklemek nasıl anahtar bir cümle. İnsan hatayı hep dış dünyadan bekledikçe kendi kusurlarına kör kalıyor
-
Ve başkalarına öfkeli ve kırgın oluyor..
-
Evet çok yerinde bir metafor.. yanlış durağa doğru otobüs gelmez..
-
Doğru durakta beklemek ümidiyle 💕
-
Kendi kusurlarına kör kalıyor… Çok doğru. Problemi en yakından aramaya başlamak insanın işini çok daha kolaylaştırıyor, ilişkileri daha rahat hale getiriyor.
-
“Kusur degil çare bulun” diye guzel bir soz vardir. Biz insanlar zaten kusurlari olan canlilariz. Kusursuz olmadigimizi kabul etmek ve duzeltmeye calismak ise hayati anlamli yasamaktir. Insan hatasini savunmadigi muddetce ogrenmeye ve gelismeye devam edebilir.
-
-
Beklentini doğru yere konumlandırmak mutlulugun anahtarıdır.
-
Bazen insan anahtarsız kapıda kalmış gibi hissediyor sanki her şeye anahtar olan beklenti yönetimi gibi değil mi?
-
-
Ah o gelen hayal kırıklığı hissi çok acı veriyor gerçekten… Çözümünün olması da çok güzel…
-
Yanlış beklenti insana iyi gelmiyor.. Teşekkür ederim.
-
“ Çözümü başkasının değişmesinde aramak bir bekleyiş; çözümü kendinde başlatmak ise gerçek bir cesarettir.”
Çok güzel bir yazı emeklerinize sağlık.
Beklentileri doğru yere iyi analizlerle doğru miktarda yerleştirdiğimizde kontrol bizde oluyor diğer türlü her istediğimizi beklesek hayal kırıklığından bir mezarlığımız olurdu sanırım:) -
En acısıda insanın beklediği yerden beklediği sonucu beklediği şekilde alamayacak olmasıdır.
-
Ellerinize sağlık gerçekten beklentiyi doğru yerde tanımlamak gerekiyor eşin bile olsa isteklerini anlayamayabiliyor ve karşılığını veremeyor başkalarında beklentilerimizi aramaktansa karşımızdaki kişiye göre sınırlandırıp ona göre davranmalıyız ki umduğumuz olmadığında bulduğumuz bizi tatmin etsin 😔
Bir yanıt yazın