Bir Annenin En büyük Mirası

Yeryüzüne baktığımızda kesintisiz bir hareket görürüz. Bir ağaç, meyve verebilmek için köklerini en derindeki suya ulaştırmaya çalışır. Bir kuşu yuvasından ayıran, rüzgara karşı kanat çırptıran şey; karnını doyurma ve hayatta kalma güdüsüdür. Doğada her canlı, var olabilmek için bir yönden bir yöne hareket eder.

Peki, insanı harekete geçiren asıl güç nedir?

İlkbaharın serin bir akşamında, elinde çayıyla bahçesinde dinleniyordu Cansu. Şehrin o meşhur bahar kokusu tüm bahçeyi sarmıştı. Cansu’nun gözleri uzaklara dalmışken mırıldandı: “Mayıs’ın kaçıydı bugün? Zaman ne hızlı geçiyor…”

Yaklaşan Anneler Günü’ydü. Her yıl ne yapar eder annesinin yanına giderdi ama bu yıl işlerinin yoğunluğu buna izin vermemişti. Annesi ve kardeşi Feride, çok uzaklarda yaşıyorlardı. Cansu okumak için büyük metropole gitmişti.

Ardından kendi ayakları üzerinde durarak deniz kenarında yemyeşil bu şehre yerleşmişti. Ailesinden uzakta kurduğu bu hayat, ona önemli bir gerçeği öğretmişti: İnsan, ancak bir eksikliği tamamlamak istediğinde yol alırdı.

Farklı Hayatlar, Farklı Yolculuklar

Cansu’nun aklına çocukluk yılları geldi. Annesinin, kendisi ve kardeşi Feride için verdiği o muazzam emeği düşündü. Ancak bu emek, iki kardeşte farklı sonuçlar doğurmuştu. Annesi, Feride küçük olduğu için onun üzerine daha fazla titrerdi. “Aman aç kalmasın, aman zorlanmasın, yorulmasın…” diyerek onun önündeki tüm taşları temizlemişti.

Cansu ise kendi oyuncaklarını kendi yapan, istediği bir şeyi alabilmek için sahilde el emeği bilekliklerini satan o mücadeleci çocuktu. Bir şeyi öğrenmek istiyorsa peşinden koşar, gerekirse düşer ama kalkmayı da kendi öğrenirdi. Annesi Cansu’ya sorumluluk vermişti; Feride’ye ise sadece imkan.

İmkân mı, Yetkinlik mi?

Zaman geçtikçe Feride için hayat daha da zorlaşmaya başlamıştı. Annesi ona her şeyi hazır sunarak iyilik yaptığını sansa da aslında onun “çabalama kasını” zayıflatmıştı. Feride’nin mutluluğu artık kendi başarısına değil, çevresinin ona sunduklarına bağlıydı.

Oysa bir tohumu toprağın karanlığından çıkarıp göğe yükselten şey, güneşe duyduğu o büyük ihtiyaçtır. Bir insanı da geliştiren, hayatın getirdiği zorluklarla mücadele etme zorunluluğudur. Sürekli olarak her açıdan doyurulan, önüne her şey hazır gelen biri, nasıl merak edebilir ve nasıl büyüyebilir ki?


En Anlamlı Anneler Günü Hediyesi

Çayından son yudumu alırken telefonu çaldı. Arayan annesiydi ama sesi hüzünlü geliyordu.

“Kızım, sesini duymak istedim. Bu Anneler Günü’nde yan yana olamayacağımız için biraz buruk içim…” Ama asıl

üzüntüsü başkaydı: “İnsan doğru yaptığını sanıyor bazen ama yanıldığını çok geç fark ediyor Cansu. Senin için hiç kaygılanmadım, çünkü sen mücadele etmeyi biliyordun. Ama Feride… Ona ne kadar imkan sağladıysam o kadar geriye gitti. Meğer ona her şeyi vererek aslında çaba gösterme hakkını elinden almışım. Hayatında bir şeyler eksik kalsaydı, belki o eksikliği tamamlamak için güçlenecekti.”

Cansu, annesinin sesindeki bu geç kalmışlık hissini dindirmek istercesine yumuşak bir sesle konuştu:

“Anneciğim, bazen insan koruma içgüdüsüyle yarınları göremiyor. Ama hiçbir şey için geç değil. Gerçek sevgi, bir çocuğun elinden zorluğu almak değil; o zorlukla başa çıkacak gücü ona kazandırmaktır. Feride’ye bugün sorumluluk vermek, ona verebileceğin en büyük hediye olur.”

Yine, Yeniden…

Annesi o akşam bir şeyi yeniden keşfediyordu: Feride için artık kalkıp yürüme, konfor alanından çıkma vaktiydi. Çünkü atılmayan her adım, insanı olduğu yerde tutmaz; aksine adım adım geriye atardı.

İnsan öğreniyordu; bazen yaşayarak, bazen kaybederek… Bir insanın harekete geçmesi için içinde o “eksiklik” ateşinin yanması gerekiyordu. Karnı tok olan mutfağa gitmez, her şeyi hazır olan hayatın eksiklikle harekete geçme mucizesini aramazdı.O gün, hem Cansu hem annesi hem de Feride için bir “yeniden başlama” günüydü. Bir annenin en büyük mirası çocuklarına sadece imkan sunmak değil, onlara emek harcamayı ve mücadele ederek güçlenmeyi öğretmekti.

Çünkü hayat, sadece çabalayanlara ve vazgeçmeyenlere kapılarını sonuna kadar açıyordu.

Loading spinner