BİR SONRAKİ DURAK

BİR SONRAKİ DURAK

2 dk okuma
12 tepki

İnsan, gözlerini açtığı andan itibaren hiç dinmeyecek bir arayışın içine doğar. Her gördüğü, hissettiği ve yaşadığı yolculuğunun durağına dönüşür. Henüz çocukken bile kim olduğunu ve kim olacağını keşfetmeye çalışır. Önce masum görünen sorularla tanışır: "Anneni mi daha çok seviyorsun, babanı mı?" Ardından, hayal gücünü kanatlandıran o meşhur soru gelir: "Büyüyünce ne olmak istiyorsun?"

Bu sorulara verilen cevaplar çoğu zaman gerçeğin değil, hayallerin sesidir. Kimi şarkıcı olmak ister, kimi astronot, kimi güreşçi, kimi öğretmen...  Bazen de yalnızca çizgi film ya da dizi karakteri olmayı hayal eder. Çünkü çocukken "olmak", meslekten çok kendini ait hissettiği dünyanın parçası olmaktır. Zaman ilerledikçe hayat, insanı bir kimliğin içine sığmayacak kadar zenginleştirir. Bir meslek sahibi olmanın ötesinde; kardeş, arkadaş, komşu, sırdaş, en sevilen kuzen, eş ve belki de anne-baba oluruz. Her yeni rol, bize başka bir yönümüzü tanıtır.

Bu kimliklerin içinde çoğu zaman üzerinde az durduğumuz ancak diğerlerini ayakta tutan roldür: Eş olmak. Anne-baba olmayı öğrenirken, eş olmayı ne kadar konuşuyoruz? Bir aileyi kuran şey yalnızca nikahta söylenen “Evet” midir?  Ebeveynlik midir? O ailenin temelini oluşturan eş olabilme hâli midir? Belki de cevap, insanın hiç bitmeyen anlam arayışının duraklarından birinde saklıdır.

Durak Adı ;Evlilik Yolunda

Nilgün ve Emre de aynı iş yerinde tanışmışlardı. Bir süre görüştükten sonra evlenmeye karar vermişlerdi. O günden sonra Nilgün’ün hayatındaki her şey, “Hayallerimdeki Düğün”, “Hayallerimdeki Gelinlik” cümleleri üzerinden şekillenmeye başlamıştı. Başlangıçta her şey iyiydi. Zamanla ibre tersine dönmeye başladı. Nilgün, aldığı her olumsuz cevapta aynı cümleyi kuruyordu: “Ne yapalım, bir kere evleniyoruz. Bir kere düğünüm olacak.”

Kusursuzluk beklentisi, zamanla Nilgün'ü daha kontrolcü ve tepkisel birine dönüştürmeye başlamıştı. Eş, dost ve aileleri ise yaşadığı bu süreci “düğün stresi” olarak değerlendiriyordu. Onu kırmamak için çoğu zaman alttan alıyordu. Herkesin anlayışla karşıladığı her yeni istek, Nilgün'ün sınırlarını biraz daha genişletmesine neden oluyordu. Bir isteği karşılandıkça yenisi ortaya çıkıyordu. Düğünün kusursuz olması arzusu giderek bitmek bilmeyen bir beklentiye dönüşüyordu.

Başlangıçta yalnızca hayallerindeki düğünü gerçekleştirmek istiyordu Nilgün. Farkında olmadan her ayrıntıyı kontrol etmeye çalışan ve istediği olmayınca şikâyet eden birine dönüşmüştü. Masum görünen istekler zamanla tüm sorumluluğu karşı tarafa yüklenmesine neden olmuştu. Nilgün’ün isteklerinin sorumlulukları da Emre'ye ve çevresindekilere aitmiş gibi düşünüyordu.

Durak Adı; Beklentiyi Doğru Yere Konumlandırmak

Tüm bu karmaşanın içerisinde bir el uzandı. Bu el tabii ki onu çocukluğundan beri tanıyan Filiz’indi. Ona, onun hayatıyla ilgili bazı gerçekleri hatırlattı. Konuştu, gösterdi, soru sordu. Nihayetinde bir ışık olmuştu Nilgün’e.

Mesela Nilgün çocukluğundan itibaren ev işlerinde annesine yardım eden biriydi. Okul dönemlerinde ise çalışmış, aile ihtiyaçlarına eşlik etmişti. Kariyerinde karşılaştığı sorunlarla mücadele etmişti. Kendi oluşturduğu sebeplere beklentisi ve karşılığında aldığı sonuçlar onu daima motive etmişti.  Şimdi ise bakıyordu ki mükemmel bir düğün isteyerek karşı tarafa yönelttiği beklenti, onu da etrafındakileri de tüketmişti.

Oysaki hayatı boyunca yaptıklarını hatırlaması yeterliydi. Çünkü insan hayatında konu ne olursa olsun mutlaka sorunla karşılaşabilir. Her şeyi olması gerektiği gibi planlamasına rağmen bir kaza trafiği kilitleyip düğün pastası gecikebilir. Pasta gecikti diye üzülmek yerine çözüm üretmeyi seçerse mutlu olabilir.

Peki sizler bu hikayede neredesiniz? Hayatın akışı içindeki aksaklıkları kriz olarak mı yaşıyorsunuz yoksa kendi çözümünüzü üretmeye cesaret edebiliyor musunuz?

Paylaş

Bu yazı sana nasıl hissettirdi?

Tek tepki seçebilirsin. Başkasına basınca değişir, aynısına basınca geri alınır.

Toplam 12 tepki

Yorumlar (36)

  • hatice baran dedi ki

    13 Ekim 2026

    beklentilerimiz başkalarında olunca mutluluğumuz bizde kalmıyormuş.. ne mutlu bunu bilip yaşayabilen ve arkadaşlarına da tavsiye edenlere

  • Buse 🌸 dedi ki

    13 Ekim 2026

    Sorunsuz hayat beklemek insanı çok yıpratıyor ve kendi potansiyelini ortaya çıkarmasını da engelliyor…
    İnsan ne yaparsa kendine yapıyor gerçekten

  • s_a dedi ki

    13 Ekim 2026

    Beklentiyi doğru yere koymak

  • Özlem Ergül dedi ki

    13 Ekim 2026

    Insan ne yaşarsa yaşasın sorunlarla karşılaştığı zaman çözüm marifetine sahip olması gerekir. Basit bir problemde çözümle yol alabilirse büyük krizlerde zorluklar Yaşamaz.
    İnsanın kuyuya düşebilir, asıl marifet o kuyudan çıkabilmektir. Kendi hayatımda da her baskıya rağmen çözüm üretmeye çalışan biriyim.

  • Elif C.B dedi ki

    13 Ekim 2026

    İnsan bekler.. Hep bekledi... Şimdi çözümü üretmeye cesaret etme ve kendimizden bekleme zamanı 💪🏼

  • M dedi ki

    13 Ekim 2026

    Beklentilerimiz başkasından olunca kendimizi göremiyoruz maalesef :(

  • Rb361 dedi ki

    13 Ekim 2026

    Gerçekten çok güzel ve anlamlı bir yazı olmuş. Özellikle insanın beklentilerini doğru yere koyması ve her şeyin kusursuz olmasını beklemek yerine karşılaştığı sorunlara çözüm araması gerektiğini anlatman çok hoşuma gitti. Evliliğin sadece güzel bir düğünden ibaret olmadığını, asıl önemli olanın anlayış, sabır ve birlikte sorumluluk alabilmek olduğunu çok güzel vurgulamışsın. Bence bu yazının en güzel yanı, insanı sadece düşündürmesi değil, aynı zamanda kendisini sorgulamaya da yönlendirmesi. Kalemine ve emeğine sağlık. ❤️

  • Cemile Çermeli dedi ki

    13 Ekim 2026

    Çok güzel bir yazı olmuş. Ellerinize sağlık.
    Her şey mükemmel olsun diye uğraşırken işler hep tersine gider. İşler tersine gittiğinde problemi çözmek, beklentiyi düşürmek doğru tepki oluyor. Yoksa işler çıkmaz sokağa dönüyor.
    👏🏻👏🏻👏🏻

  • Nimet Alper dedi ki

    13 Ekim 2026

    Her insanın bir Filiz'i olmalı bu hayatta. İyice kontrolümde olsun derken işler kontrolden çıktığında :) dahası farkedemediği için kendini de çok kontrol edemedigi anlarda şöyle bir tatlı tatlı sarsıp sorularla bilincini açacak biri. O biri iyi ki var.

  • Elif A. K. dedi ki

    13 Ekim 2026

    İnsanın sınır bilmez beklentileri hem kendisini hem ilişkilerini yıpratıyor...

  • Eren dedi ki

    13 Ekim 2026

    İşte şimdi cesaret vakti 🤙🏼👊🏼 Kaleminize sağlık

  • Aslı Nur Kılıç dedi ki

    13 Ekim 2026

    Bir dakika durup düşünmek ve bir tane soru sormak çok basit ve işe yaramaz diye düşünülürken insanın hayatını, kararlarını ne kadar çok değiştiriyor. Kriz veya kaos dediğimiz düğümler çözülmeye başlıyor.

  • MB dedi ki

    13 Ekim 2026

    ''Çözümde cesaret'' ne kadar kıymetli bir adım.

  • DK dedi ki

    13 Ekim 2026

    Hayat her an bize bir şeyler sunuyor. Önemli olan bizim ona ne tepki verdiğimiz ve ondan nasıl çıktığımız 🌺
    Elinize sağlık 🌸

  • Zehra dedi ki

    13 Ekim 2026

    Esnek davranmak, çözüm üretmek insanı geliştirir..🙂

  • Ayten Akın dedi ki

    13 Ekim 2026

    İnsan bu hayatta önce kendisi iyi olmalı kendine iyi gelmeli o zaman dış dünyadan beklentisi azalır ailesinde, işinde nerede olursa olsun karsılaştığı olumlu veya olumsuz durumlarda doğru tepkiler verebilir ve mutluda olur.

  • Özlem dedi ki

    13 Ekim 2026

    Durumlara göre değişiyor ama genellikle kendi çözümümü üretmeye çalışıyorum

  • İlknur Arslan dedi ki

    13 Ekim 2026

    Pasta geç kalabilir, pasta düşebilir… Düştüğünde sen yinede bir çatalla tadına bak ve yoluna devam et. Son durak burası değil…

  • NURAY TEKİN MİŞE dedi ki

    14 Ekim 2026

    Her kızın hayali en güzel gelinlik, en güzel düğün onun ki olsun ister, Ama en güzel düğün en çok eğlenebildigin düğündür.

  • Nimet Mıhçıokur dedi ki

    14 Ekim 2026

    Hayatın akışı içindeki aksaklıkları yaşarken artık durup düşünüyorum. Ben bunu neden yaşadım diye. Aksaklığın kendimle alâkalı olduğunu düşünüp beklentiyi dışarıya değil kendime yönlendiriyorum. Çünkü çözüm dışarıda değil insanın içindeki o ışıkta. Çok güzel bir yazı... Emeği geçenlerin ellerine sağlık.

  • Betül Karakoşlu dedi ki

    14 Ekim 2026

    Beklediğimiz duraklardan doğru araçlara binip gitmek temennisiyle...

  • Sümeyra Taşkın dedi ki

    14 Ekim 2026

    Ne kadar da doğru… beklentiyi doğru yere koymak ne kadar da önemli.. emeğimize sağlık hatırlatıcı bir yazı olmuş 🌺

  • Merve Kocayiğit dedi ki

    14 Ekim 2026

    İnsan bu hayatta sadece beklentisini doğru yere konumlandirmakla bile, yaşayacağı birçok sancının veya hayal kırıklığının önüne geçebilir.
    Emeğinize sağlık 🌸

  • Sümeyye P. dedi ki

    14 Ekim 2026

    İnsan yaptıkları üzerine düşündükçe, doğrusu nedir yanlışı nedir daha iyi anlayabiliyor. Hayatın bu hızı içerisinde durup yapılması gereken en önemli şey düşünmek. Böylelikle davranışlar dengeye geliyor, beklenti de doğru yere konuluyor.

  • Dilek T dedi ki

    14 Ekim 2026

    Mükemmel olmaya çalışmak insanın düşeceği en büyük tuzaklardan biri... Kusursuzluk beklentisi olmadan bunu nasıl çözebiliriz? e odaklandığında insan, o kriz anından çıkması da daha kolay oluyor.

  • SELMA K. dedi ki

    14 Ekim 2026

    İnsan "her şey mükemmel olmalı" dediği anda aslında olumsuzlukları da çağırmaya başlıyor. Asıl mutluluk; "ne olursa olsun üstesinde gelebiliriz" diyebilmektir.

  • Meliha Tukenmez dedi ki

    14 Ekim 2026

    Insanoglu gelecegini planlamayi, yasamak istediklerini kurgulamayi seviyor. Plan yapmak iyidir ama insan planlar bozuldugunda, istedigi seyler olmadigi zamanlarda dagilmamayi da ogrenmelidir.
    Mesele elinden geleni yapmak ama kalben sonuclara baglanmamaktir. Emeginize saglik :)

  • Ezgi dedi ki

    14 Ekim 2026

    Peki siz bu hikayenin neresinde siniz? Sanırım pek çok yerinde:) Beklentiyi yönetmek aslında hayatı yönetmek...

  • Ilknur Korkusuz dedi ki

    14 Ekim 2026

    Hayatın içind beklentmizin olduğu yerler elbette var... Oluyor mutlaka... Ama bu yazı bunun aşırısının hem kendimizi hem de çevremizi ne kadar zorladığını güzel dile getirmiş. Çok teşekkürler

  • Hüzeyle çelebi dedi ki

    14 Ekim 2026

    İsteklerimiz aşirilaştığında ve çok fazla beklentıye girdiğimizde, malesef hiç istemediğimiz bir kimliğe dönüşebiliyoruz.

  • Neşe Kübra Akarslan dedi ki

    14 Ekim 2026

    Beklemeden sadece sorulan soruya odaklı yaşayabilmek ne güzel olur...

  • Ümran G dedi ki

    14 Ekim 2026

    hayatta beklentilerimizi doğru yere koyduğumuzda hayal ettiğimizden çok daha güzel şeyler yaşadığımızı fark edebiliriz. Hayallerimiz ve gerçeklerimiz arasında kalmadan hayatın içindeki rollerimizin en iyi versiyonunu yaşamak dileğiyle, emeklerinize sağlık çok güzel bir yazı...

  • Meral U. dedi ki

    14 Ekim 2026

    Beklentiler insanı mutsuzluğa götürür

  • Fatmagül barutçu dedi ki

    15 Ekim 2026

    Kendi çözümümü üretmeye cesaret edenlerden olmaya niyetlendik…

  • Zeynep Çörte dedi ki

    15 Ekim 2026

    Yazıda geçen ''Belki de cevap, insanın hiç bitmeyen anlam arayışının duraklarından birinde saklıdır...'' cümlesi ne güzel ifade edilmiş. İnsan yaşamı boyunca hep bir koşturmaca içerisinde. Bu koşturmacada da bazı aşamalarda bir karşılık beklediği oluyor. İşte o karşılığını beklediği, cevabını istediği durumlar aslında insanı beklentiye götürüyor.

    Durak Adı; Beklentiyi Doğru Yere Konumlandırmak...
    Çok güzel yere değinmişsiniz. Bir insan beklentiyi kimden bekler? Kimden beklemeli? Sorunlarımız aslında doğru durakta beklemediğimizden kaynaklanıyor olabilir mi? İşte tam olarak bunu düşünmemiz gerekiyor. Elinize sağlık çok güzel yazı olmuş 🌸

  • Çiğdem dedi ki

    18 Ekim 2026

    Beklenti yönetimini yapamayan, isteklerini kontrol edemeyen insan tükenmişlikle karşı karşıya kalıyor ne yazık ki.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.