
KENDİ TOPRAĞININ HASADI
Pırıl, çalışma masasının başında oturmuş, önündeki biyoloji testine bakıyordu. Kalemi elinde titrerken, zihninde yankılanan o cümle dudaklarından döküldü: “Yine olmadı, yine olmadı.” Sayfadaki kırmızı çarpılar, sadece yanlış cevapları değil, Pırıl’ın sarsılan özgüvenini de temsil ediyordu. Oysa daha bir yıl öncesine kadar biyoloji onun için bir kaçış alanıydı; sorularla dans eder gibi uğraşır, hatasız sonuçlarla masadan kalkardı.
Peki, ne değişmişti?
Pırıl’ın zihni hemen dışarıya, suçlayacak bir limana yöneldi: Yeni gelen biyoloji öğretmeni. Adamın sesi o kadar kısıktı ki, sanki sınıfa değil de kendi içine konuşuyordu. Yavaş ve monoton anlatımı, Pırıl’ın göz kapaklarına görünmez ağırlıklar asıyordu. Ders boyunca uyanık kalma savaşı vermekten, konunun özüne odaklanamıyordu. Üstelik bu öğretmen, okula büyük başarılar vaat ederek gelmişti. Herkes ondan mucizeler bekliyordu.
Ancak annesinin, “Evde eskisi gibi test çözmüyorsun,” deyişi ve arkadaşlarının etüt devamsızlıklarını hatırlatması, Pırıl’ı acı bir gerçekle yüzleştirdi. Problem sadece öğretmenin ses tonu ya da okulun vaatleri değildi. Problem, Pırıl’ın beklentilerini nereye yerleştirdiğiyle ilgiliydi.

Dışsal Vaatlerin İllüzyonu
Geçen yıl Pırıl’ın başarısının sırrı, tamamen kendi çalışmalarında gizliydi. Her gün kaç sayfa okuyacağı, kaç soru çözeceği belliydi. O günkü başarısını, dış dünyadan gelecek bir alkışa veya bir öğretmenin harika anlatımına değil; kendi harcadığı emeğe bağlamıştı. Kendi sınırlarını bildiği için sonuçlar onu ne şaşırtıyor ne de tüketiyordu.
Bu yıl ise Pırıl, beklentilerini kendi dışındaki bir "sisteme" devretmişti. Okulun parlak broşürleri, öğretmenin eski başarıları ve kurumun sunduğu imkanlar, Pırıl’da pasif bir bekleyiş oluşturmuştu. "Madem bu kadar iyi bir sistem var, ben zaten başarılı olurum" düşüncesi, içindeki o disiplinli işçiyi uyutmuştu. İnsan, beklentisini başkasının performansına bağladığında, kendi çabasını aksatmaya başlar. Çünkü artık başarının mimarı kendisi değil, dışarısıdır.
Deneyim ve İlişkilerde Beklenti Yönetimi
Bu durum sadece derslerle sınırlı değildir; hayatın her alanındaki deneyimlerimiz ve ilişkilerimiz de bu beklenti yönetiminden nasibini alır. Bir ilişkide mutluluğu sadece karşı tarafın bizi mutlu etmesine bağladığımızda, en küçük bir iletişim kopukluğunda Pırıl’ın biyoloji dersindeki gibi uykumuz gelir. Oysa ilişkiyi, "kendi marifetlerim ve çabamla ne katabilirim?" beklentisi üzerine kurduğumuzda, ipler tekrar bizim elimize geçer.
Deneyimler de böyledir. Yeni bir hobiye veya projeye başlarken, dışarıdaki imkanların mükemmelliğine odaklanmak bizi kırılgan yapar. Gerçek tatmin, sürecin zorluklarına rağmen gösterilen kişisel mücadeleden doğar. Pırıl, öğretmenin kısık sesini bir engel olarak değil, kendi odaklanma becerisini geliştirecek bir "deneyim zorluğu" olarak görseydi, motivasyon kaybı yaşamayacaktı.
Pusulayı Kendine Çevirmek
İnsanın mutlu ve başarılı olabilmesi için beklenti pusulasını dışarıdaki vaatlerden, içerideki yapabileceklerine çevirmesi gerekir. Doğru yerleştirilen beklenti; yorgunluğu azaltır, zamanı verimli kılar ve hedefe giden yolu berraklaştırır.
Pırıl, masadaki kalemini tekrar kavradı. Öğretmenin sesini değiştiremezdi, okulun vaatlerini kontrol edemezdi. Ama bugün çözeceği elli sorunun sorumluluğu tamamen ondaydı. Beklentisini sonuçtan sürece kaydırdığı an, o eski başarılı günlerin kapısı tekrar aralanmaya başladı. Çünkü biliyordu ki; insan ancak kendi ektiği toprağın hasadından gerçek anlamda tatmin olabilirdi.
Bu yazı sana nasıl hissettirdi?
Tek tepki seçebilirsin. Başkasına basınca değişir, aynısına basınca geri alınır.
İlk tepkiyi sen bırak.
Yorumlar (44)
Merve Kula dedi ki
24 Mayıs 2026İnsan bu hayatta her an bir seçim halindedir.... Dolayısıyla kendisini mutlu ve mutsuz edecek detayları da bu seçimleri belirler... Beklentin nereden bu hayatta?
Hüzeyle çelebi dedi ki
12 Haziran 2026İnsan kendini mutsuz eden seyin aslında kendi seçimleri oldugunun farkında bile degil! Bunun farkına varmak belkide bircok mutluluğun kapısını aralar. Ve insan hep onu başkalarının mutlu edeceğini zanneder. Beklentiler ve zannetmeler = mutsuzluk
Elif A. K. dedi ki
24 Mayıs 2026İnsan beklentisini kendine çeviremediğinde dışarıda oluşabilecek en ufak olumsuzluk onu yolundan döndürmeye yetebiliyor. Halbuki insan bu geminin kaptanının kendisi olduğunu fark edip gemisini sürebildiğinde dışarıdaki zorluklara rağmen disiplinini devam ettirebiliyor.
Şerife dedi ki
25 Mayıs 2026İnsana yol aldıran şey kontrolünde olmayan durumlara odaklanmak yerine doğru sebepler oluşturmakla ilgilenmesi. Ahh kendi kendimize zorlaştırıyoruz bir şeyleri :(
Betül Karakoşlu dedi ki
24 Mayıs 2026İnsanı mutlu eden aslında kendinden olan beklentisini gerçekleştirmek değil midir?..
Meral U. dedi ki
12 Haziran 2026İnsanın beklentisi kendisinden olduğunda daha mutlu ve başarılı oluyor. Aman mutluluğu başkalarından bir şey beklemek olduğunu zannedebiliyor....
Dilek T dedi ki
24 Mayıs 2026İnsan ancak kendi çabasının karşılığını alabiliyor. Dışardan beklediği ne varsa onu sadece hareketsiz hale getiriyor...
Meliha TÜKENMEZ dedi ki
6 Haziran 2026Kendi isteklerimle ilgili dus dunyadan beklemek kadar yorucu ve insani marifetsiz hale getiren baska birsey var midir?
Zehra dedi ki
24 Mayıs 2026İnsan çok iyi yaptığı bir işte konfor alanına geçince yaptığı işleri de yapamaz hale geliyor. Sonra kendi yapabileceğimiz işleri başkalarından bekler duruma gelip mutsuz oluyoruz...
Buse 🌸 dedi ki
15 Haziran 2026Konfor insanın kendine kurduğu tuzağı…
Betül Karakoşlu dedi ki
17 Haziran 2026Bu durumda ne yapmak lazım? Acaba kendine yeni bir uğraş mı bulmalı...
Bu bana şunu anımsattı bir iş bitince bir diğerine başlayınız...
Ümran dedi ki
24 Mayıs 2026İnsan beklentisini kendine çevirdiğinde bu hayatta başamayacağı hiçbir şey yok, yeter ki isteklerini ve problemlerini yönetmesini bilsin, kaleminize sağlık
Meliha TÜKENMEZ dedi ki
6 Haziran 2026Elinden gelen herseyi yapabilmek adina once kendinden beklemek :)
Hüzeyle çelebi dedi ki
24 Mayıs 2026“Pusuluyı kendine çevirmek “ belkide bir coğumuzun hata yaptığı yer…
Beklentimizi doğru yönettiğimizde pusulada, yönü tayin etmekte bizim elimizde oluyor. Kısaca mutlu oluyoruz.Meliha TÜKENMEZ dedi ki
6 Haziran 2026Insanoglu kendisi ile ilgili meseleyi halletmeden o pusula dogru calismiyor.
Ilknur Korkusuz dedi ki
24 Mayıs 2026Merhabalar.
Yazınızı okuyunca beklentinin tanımı bende ne kadar farklıymış diye düşündüm.. Beklentinin çoğu meğersem benim kendi yapabildikleri ile ilgili bir şeymiş... Çok teşekkür ederim bu bilgi için.K.T dedi ki
24 Mayıs 2026İnsan her yönden beklentisini kendisine döndürdüğü anda mutlu ve başarılı oluyor. Çok güzel bir deneyimle anlatılmış
hatice baran dedi ki
24 Mayıs 2026öğretmenin sesi değişmezdi ama yapılacak başka şeyleri fark etmek… insan hayatı için kıymetli
DK dedi ki
24 Mayıs 2026İnsan dış dünyayı kontrol edemezdi ama kendini kontrol edebilirdi 🌺
Çok güzel bir yazı elinize sağlık 💕Elif C.B dedi ki
24 Mayıs 2026Yeni rota oluşturuldu; kendi sebeplerini oluşturup hasat beklemek 💃 Emeğinize sağlık.
Elif Savar dedi ki
24 Mayıs 2026Hayatta her an kendi seçimlerimizin sonuçlarını yaşıyoruz buna inanmayı seçtiklerimiz de dahil..durup düşündüren çok güzel bir yazı emeği olanlara teşekkürler 🌿
SELMA KIVRAKOĞLU dedi ki
24 Mayıs 2026Çok etkileyici bir yazı, hakikaten insanı kendi hasadı tatmin ediyor. Dış dünyayı suçlamak o anda insanı rahatlatıyor ama ne yazık ki gelişmeyi de engelliyor.
Neşe Kübra Akarslan dedi ki
24 Mayıs 2026İnsan sadece kendi yapabildiklerine odaklanınca ne kadar da gönlü rahat ediyor...
Merve boylu dedi ki
24 Mayıs 2026Işığı ne kadar kendime tutarsam bende olan asıl o zaman açığa çıkacaktır.
Dk dedi ki
23 Temmuz 2026Ne güzel dediniz 🌿
O yüzden dışarıdaki ışığı değil içimizdeki aydınlığı bulup onu daha da aydınlatmaya çalışmalıyız 🥰
Arife KARACIĞAY dedi ki
24 Mayıs 2026Doğru yere konumlandırılmış beklenti, insanı hedefinde disipline ediyor.
Disiplin ise insanı amacına götüren başarılar veriyor.EK dedi ki
25 Mayıs 2026Pırıl’ın yaşadığı durum aslında çoğu insanın yaşadığı bir şey. Dış şartlardan çok kendi disiplinimizin önemli olduğunu hissettirdi
Deniz Dilki dedi ki
25 Mayıs 2026Pusulayı kendimize çevirmek sorumluluğumuz almamız hayatımızda kendimize yapabileceğimiz en iyi şeylerden biri. Yüreginize sağlık
Neşe Kübra Akarslan dedi ki
13 Haziran 2026Daha güçlü olmak için de bu yöntem vazgeçilmez çok haklısınız.
Dilara Kaplan dedi ki
25 Mayıs 2026Beklentilerine ulaşamayınca insan kendi dışında her şeye bakabiliyor... İnsanı kendine döndüren çok güzel bir hatırlatıcı olmuş, kaleminize sağlık 🌸
Melek dedi ki
25 Mayıs 2026İnsan kendi kontrolünde olmayan durumlara takıldığında, disiplinini bozduğunda bu şekilde geriye düşmeye başlıyor.
Bilge dedi ki
25 Mayıs 2026Pusulayı kendine çevirmek o kadar doğru ki..
Aklıma üniversite hazırlık zamanlarım geldi. Çok benzer bir öykü. Biyolojiden nefret eder hiç çalışmazdım. Pırıl gibi biyoloji hocasını şuçlardım. 16 sorudan sadece 2 doğru yapar ve dış dünyayı suçlardım. Ben sayısal öğrenciyim neden biyoloji öğrenmek zorundayım diye. Sonra pusulayı kendime çevirip çalışmaya başlayınca 16 sorudan sadece 2 yanlış yapmıştım. Ve 14 net artışı sınavda ve hayatımda o kadar çok şeyi değiştirmişti ki.. Mesleğime kadar :)Meliha TÜKENMEZ dedi ki
6 Haziran 2026Suclama ve sikayet insani nasil da cozumden uzaklastiriyor. Kabul ise cozume yaklastiriyor...
Cemile dedi ki
25 Mayıs 2026İnsan dış dünyayı, çevresini değiştiremez. Ama kendi iç dünyasını algısını değiştirebilir.
Ellerinize sağlık 💐Celal Gülseren dedi ki
25 Mayıs 2026“Beklentiyi başkasının performansına bağlamak…”
Genelde yaptığımız bir hata…
Güzel anlatım için elinize ve yüreğinize sağlık…Meral U. dedi ki
25 Mayıs 2026Beklentisi kişinin kendisinden olduğunda yaşadığı olumsuzluklarda dış dünyayı suçlamaktan vazgeçmiyor
NURAY TEKİN MİŞE dedi ki
26 Mayıs 2026Pusulayı Kendine Çevirmek
İnsan kendi mutluluğun kaynağı.Ayşe Bulut dedi ki
26 Mayıs 2026Işıl neyse ki problemin kaynağını bulmuş. Uzun yillar bunu farkedemeyen insanlar var
Meliha TÜKENMEZ dedi ki
1 Haziran 2026Disaridan alinan kolaylastiricilar bizim marifetlenmemizin onundeki engeller. Onlara sınir koynak ise basarinin en onemli kismi olmali...
Ayşe dedi ki
4 Haziran 2026insan gerçeği bulduğunda zihni ne kadar da rahatlıyor
Ayşe dedi ki
4 Haziran 2026insan gerçeği bulduğunda zihni ne kadar da rahatlıyor .
Aybike dedi ki
23 Temmuz 2026Beklentiler iç dünyaya doğru olmayınca dışarıda olan herhangi bir sorun göze batmaya yetiyor. Bu defa insan yaşadığı sonuçlar için kendi yerine dış dünyayı suçluyor.
me dedi ki
23 Temmuz 2026insan ancak kendi ektiği toprağın hasadından gerçek anlamda tatmin olabilirdi...
Bu çok güzel özetlemiş aslında.. hayattada böyle insan emek verdiğine değer veriyor...Pelin dedi ki
23 Temmuz 2026Karşımıza çıkan zorluklar aslında marifetlenmemizi ve hayatta daha başarılı olmamızı sağlar, çok güzel anlatmışsınız :)
