Her penceresi mor menekşelerle süslü o kafede kahvenin tadı gerçekten başkaydı. Elif Hanım buraya ilk kez gelmişti. Duvarlar tamamen aynalarla kaplıydı; nereye baksa kendisini görüyordu. Arkadaşı Leyla ile sohbet ederken, zihni birden geçen yılın zorlu günlerine gitti.
Büyük Çaba, Büyük Zafer
Koca bir yıl, tüm aile için adeta bir maraton gibi geçmişti. Kızları Zeynep üniversite sınavına hazırlanıyordu. Elif Hanım onun için konforundan vazgeçmiş, Zeynep ise gecesini gündüzüne katmıştı.
Hangi derse nasıl çalışılır, zorluklar nasıl aşılır? Elif Hanım her şeyi tek tek araştırıyor, öğretmenlerle sürekli iletişimde kalıyordu. Zeynep de anlamadığı her sorunun peşinden koşuyordu.
Sonuçlar açıklandığında evde bayram havası esti. Zeynep harika bir derece yapmıştı.
Cazip Teklifler ve Görünmez Tuzak
Başarı, peşinden büyük teklifleri getirdi. Özel okullar Zeynep’i kendi bünyelerine katmak için sıraya girdi. Yapılan görüşmelerde hep aynı şey vaat ediliyordu: “Biz bu okulda Zeynep’e muazzam imkanlar sunacağız.”
Elif Hanım bu parıltılı vaatlere hayran kalmıştı. Okul seçilirken Zeynep’e pek söz düşmedi. Zeynep’in aklında ise annesinin tüm yıl tekrarladığı o cümle dönüp duruyordu: “Bu yılı bir atlat, gerisi çok kolay olacak.”
Zeynep içten içe rahatlayacağını, artık yorulmasına gerek kalmadığını düşündü. Ne de olsa artık onun başarısından, o göklere çıkarılan okul sorumluydu.
Hayat, Vaat edilen Paket program Değildir

Yeni dönem başladı ancak işler hiç de hayal edildiği gibi gitmedi. Zeynep’in notları hızla düşüyor, derslerde sorunlar baş gösteriyordu.
Daha birkaç ay önce okulu yere göğe sığdıramayan Elif Hanım, şimdi şikayet oklarını oraya çevirmişti:
* “Bu öğretmenler işi bilmiyor mu?”
* “Böylesine başarılı bir çocukla neden özel olarak ilgilenmiyorlar?”
* “Neden onu kulüplere, etkinliklere davet etmiyorlar?”
Elif Hanım’a göre suçlu tamamen okuldu.
Şikayet Mi, Çözüm Mü?
Elif Hanım öfkeyle anlatırken, arkadaşı Leyla araya girdi ve sessizce birkaç soru sordu:
* “Zeynep eskisi gibi emek veriyor mu Elif?”
* “Aktivitelere katılmak için kendi bir çaba gösterdi mi?”
* “İçindeki o öğrenme merakı hala duruyor mu?”
Bu sorular, Elif Hanım için sert bir duvara toslamak gibiydi. Sözler boğazına dizildi.
Fark etti ki, aylardır hep başkalarının ne yapmadığını konuşuyordu. Konu hiç kendisine ya da Zeynep’e gelmiyordu. Oysa Zeynep’te çok şey değişmişti. Sanki tüm çabası o okulu kazanana kadardı. Zeynep, “Nasılsa okul halleder” moduna girmişti; Elif Hanım ise “Ben üstüme düşeni yaptım, gerisini öğretmenleri düşünsün” rahatlığına…
Aynaya Bakma Vakti
Leyla’nın soruları sis perdesini dağıttı. Bir insan, başarısı ve gelişimi için önce kendisi çaba göstermeliydi. Başarı okulun emeğiyle gelecekse, o başarı zaten Zeynep’in olamazdı. Gelişimi başkalarından bekleyenler, beklentileri karşılanmadığında sadece şikayet ederlerdi.
Elif Hanım’ın gözü o an duvardaki aynaya takıldı. Karşısındaki “şikayet eden kadın” görüntüsü hiç hoşuna gitmedi. Negatiflik tüm bedenine, yüzüne yansımıştı.
Arkadaşına döndü ve içini çekti: “İnsan şikayet etmeye başladığında, önce bir aynanın karşısına geçmeli.”
Blog Okurlarına Küçük Bir Not:
İnsan için en kıymetli şey, kendi emeğidir. Emekten kaçıp her şeyi başkalarından beklediğimizde şikayetlerimiz artar, mutsuzluk yakamıza yapışır. Unutmayın; hayatta ne bekliyorsak, önce kendimizden beklemeliyiz.
Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Başarıyı tamamen çevresel faktörlere mi bağlıyoruz, yoksa kendi emeğimizi unutuyor muyuz? Yorumlarda buluşalım!
“BAŞARIYI SATIN ALABİLİR MİSİNİZ?” için 47 yanıt
-
Konu bizim gelecegimiz ile ilgiliyse ve konu her ne olursa olsun dis dunyanin cozum sunmasini beklemek insanin kendisini marifetlendirmesinin onundeki en buyuk engel.
Surecten keyif almak gerek, sonuclardan degil.
Elinize saglik-
Beklenti insanı yoruyor. Kaygı stres herseyi beraberinde getiriyor..
-
Ne yazık ki engelin kendi beklentilerimizden kaynaklı olduğunu görmekte zorlanıyoruz.
-
-
İnsan beklentisini ne zaman dışarıya yöneltirse maretlerini fark edemediği gibi istediği olmadığında başarısının önüne hep bir engel koyuyor. Önce neden buna ihtiyaç duyuyorum? Sonra ben neler yapabilirim?
-
Ben neler yapabilirim sorusu insanın motivasyonu açısından çok önemli bir soru. Dış dünyayla bağını da kesen bir soru.
-
-
bence çok güzel bir yazı olmuş. özellikle insanın şikayet etmeden önce biraz kendine dönüp bakması gerektiği kısmı çok doğru geldi bana. bazen gerçekten her şeyi dışarıda ararken kendi emeğimizi, isteğimizi ve sorumluluğumuzu unutabiliyoruz. çok anlamlı ve düşündürücüydü, emeğinize sağlık 🌷
-
İnsanı başarıya götüren şey belli ki kendinden başkası değil. Öyleyse aynadaki kişi hayattaki başarıyı da başarısızlığı da kendi eliyle sağlayan kişi…
Elinize sağlık…-
İnsan bir şeyi kendi istemediyse ne kadar hayrına da olsa itici geliyor. Kişiyi kendini gerçekten aynada görebilir hale getirmek için soru sormak bile yeterli olabilir.
-
Aynadaki kendimizi fark edebilmek dileğiyle 😌
-
-
-
İnsan sadece kendi davranışlarını kontrol edebiliyorken başarımızı nasıl kontrol edemediğimiz çevremize bağlayabiliriz ki? İnsan için kıymetli olan neye rağmen ne yaptığı, kendisinden ne çıktığıdır….
-
Strateji bazen beklenmeyen zamanda ve beklenmeyen yerden olabilir.
-
Başarı anlık değil süreklidir…
İnsan bir hedef belirlediği de o hedef doğrultusunda çaba göstermeyi bırakmamalıdır.Bunu anlatan bir yazı olmuş ellerinize sağlık
-
Çok güzel başarı anlık değil, sürekliliktedir… hiç unutulmaması gereken bir cümle
-
İnsan neden dün yapabildiği şeyi bugün yapamaz olur ki mesela? İnsan marifetini niye yitirir?
Emeğinize sağlık 💐 -
Evet anlık olan şelerin ömrü kısa oluyor… İnsa disipline olduğunda anlık olan şeylere de ilgisi azalıyor.
-
-
Sürecinden keyif almadan insan sürdürülebilir bir performans ortaya koyamıyor.
-
İnsanın en büyük yanılgılarından birisi başarıyı ve mutluluğu satın alabileceğini sanması. Emek olmadan başarı da mutlulukta kişiden uzak olacaktır. …
-
İnsan için en kıymetlisi emeği.. Emek verdiğini seviyor
-
-
başarı öncelikle kişinin emeğine bağlıdır, elinden gelen her şeyi yaptığında insan gönül rahatlığıyla sonuca razı olur. yapmadığındaysa mecburi istikamet sorunu başkalarında arama ve şikayete döner.
-
“Hayat, Vaat edilen Paket program Değildir…” insan bunu anlayabildiğinde çoğu şeyi halleder aslında…
-
Başarı kısa süreli bir aralıkta değil de devamlılık isteyen bir süreç. Su damlası misali. Küçük küçük ve devamlı…
-
İnsan başkalarına karşı beklentiye girdiğinde şikayet olarak dışa yansıyor ve çevresine karşı gerginlik oluşturuyor. Halbuki insanın hayatının ipleri kendi elinde. Bunu fark edince mutluluk da kaçınılmaz oluyor.
-
İnsan başarıya ulaşmak için hangi sebebleri oluşturuyor ona bakmak lazım. Başkalarından bir şey beklenirse insan umduğunu bulamayabilir.
-
Sebepleri oluşturmak, p sonuca verirken ne yaptığına bakabilmek çözüme götürüyor..
-
Başkaları kontrolümüzün o kadar dışında ki… Biz ise kontrol dışı kısmı önemseyip duruyoruz.
-
Birileri benim adıma bir şeyler yapsın demeye başlayınca, işte ayrım noktası bu…
-
-
Şikayet mi çözüm mü?
Şikayet edersen çözemezsin çok önemli bir bilgi. Teşekkür ederim -
Daha öncesinde de yine buna benzer bir sohbetin içinde bulunmuştum. İnsan sanki şikayet ettikçe başarısız da olsa bu durumdan tatmin oluyor ve hedefine ulaşmak için harcayacağı enerjisi de azalıyor. O yüzden şikayet etmek yerine kendine güvenmek, yapabileceğinden başlamak ve süreci devam ettirmek insanı çok rahat ettiriyor. 😊
-
İnsan başkalarının kendisi adına bir şeyler yapmasını bekledikçe, kendisi çaba gösterip mücadele etmedikçe başarılı ve mutlu olamıyor. İnsanın kendi emeği olmayınca çevresel faktörler bir yere kadar götürüyor insanı.
-
beklentiler sadece üzer diye bir şarkı vardı bir zamanlar…
dış dünyadan olunca evet
bir de bunun iç dünyası varmış 🙂
o ise insanı geliştirirmiş… -
Günümüzde sadece okulların vaatleri değil bir çok sosyal medya vaatlerle dolu sözler söylüyor.. Ama gerçek ve sürekli başarı sahiplerinin biyografilerini okuyunca gerçeğin böyle olmadığını emek vermek gerektiğini anlıyoruz. Sizde günümüzde çok problem olan bir durumu dile getirmişsiniz kaleminize sağlık
-
İyi bir okul kazansın diye çocuklar perişan ediliyor. Halbuki insanı başarıya mutluluğa ulaştıran kendi çaba ve gayreti değil midir. Keşke beklentimizin sadece kendimizden olması gerektiğinin farkına varabilsek…
-
-
başarı için çabalamayı kendimizden mi bekliyoruz yoksa karşımızdakinin yapamadıklarına mı takılıyoruz?
-
Sınav sonucu başarı olmamalı demek ki… Verdiği emek, sabrı, çalışması, vakti… Bunlar asıl başarısıydu zaten 🙂
-
Süreci düzene oluşturmak başarının ilk basamağı..
-
İnsan hep sonuçlarına bakıyor ama sonucu ortaya koyacak olan sebeplerine pek odaklanmıyor. Bundandır ki sonuçlar konusunda hep şikayet ediyor.
-
-
İnsanın başarısı tamamen kendi gayretiyle alakalı. Dış dünyayı şikayet ederek yükselmeyi beklemek günümüzde en sık yapılan yanlıştır.
-
Çoğumuz başarısız olduğumuz bir konuda sahip olunan çevresel faktörleri-imkanları sebep olarak görür ve şikayetlenme eğilimi gösteririz. sahip olunan en değerli şeyin kendi emeğimiz olduğunu bilmek çok kıymetli.
-
Emeksiz yemek olmaz derdi babaannem.
Yemeği de kıvamında pişirmek lazım. Kaynamaya başlayınca yemek pişmiş olmuyor. Biraz zaman ve sabır gerekiyor.
Bizde emeklerimizin karşılığını hemen almak istiyoruz. Sabredemiyoruz. Bu sebeple yanlış kararlar veriyoruz. -
Başka insanlardan bir şeyler bekleyerek aslında yalnızca hayatımızı boşa harcamış oluruz… Bir şeyleri başarmak için çabalamak insanın hayat kalitesini arttırır. Bunu çok güzel anlatan bir yazı olmuş.
-
Önce aynaya bakmak gerekir.” sözü yazının en güzel mesajıydı. Bazen başkalarını suçlamadan önce dönüp kendimize bakmamız gerektiğini çok güzel hatırlatmiş
-
Başkalarından bekleyenler, beklentileri karşılanmadığında sadece şikayet ederlerdi. Hakikaten şikayet eden insanların yanında bulunmak istemeyiz bu sebepten dolayı.
-
İnsan bazı şeylerin değişmesini istiyorsa önce kendini değiştirmeli, kendinden başlamalı işe. Yazıda da belirtildiği gibi dönüp aynaya bakmalı.
-
Başkasının adına hedef belirlememek gerektiğini anlatan güzel bir hikaye hedefle ilgili bedeli kim odeyecekse hedefi o belirlemeli ki kendi hayatının yetki ve sorumluluğunu alabilsin böylelikle belirlediği hedeflerde devamlılığı saglayabilir.
-
İnsanın hayatının her evresinde verdiği emekler, onun yaşantısının yemek taşlarını oluşturuyor ve onlar üzerine bir inşaa devam ediyor… Emeği anlatan güzel bir yazı olmuş, teşekkürler ☘️
-
Ellerinize sağlık 😇😇
-
Bir şeylerin olmasını başkasından
beklediğimizde eylemimiz sadece
beklemekte kalıyor ne yazık ki… Insanın kendi oluşturduğu sebeplere bakmasını hatırlatan çok güzel bir yazı olmuş, ellerinize sağlık 🌸
Bir yanıt yazın