Hayatımız boyunca kulağımıza küpe olması gereken onlarca nasihat duyarız. Annemiz söyler, eşimiz uyarır,
dostlarımız yol gösterir. Ama çoğunu “hı hı” diyerek geçiştiririz. Ahmet de on yıl boyunca “Sevdiğin, keyif aldığın işi
yap,” diyen yakınlarını duymazdan gelmişti.
Ahmet’in Yanlış Kariyer Kararı
Soğuk bir şubat sabahı Ahmet isteksizce yatağından kalktı. Haftalardır ertelediği bir iş görüşmesine gitmesi
gerekiyordu. On yıl önce başladığı işte hâlâ aynı yerde sayıyor olmak onu yıpratmıştı.
Üniversiteyi bitirdiğinde karşısına iyi maaşlı bir satış işi çıkmıştı. Ancak Ahmet bu işi seçerken önemli bir şeyi göz ardı
etmişti:
Gerçekten bu işi sevip sevmediğini hiç düşünmemişti.
Sektör hakkında araştırma yapmadan, uzun vadede kendisini o işte hayal etmeden sadece maaşa bakarak karar
vermişti.
“Yakınlık” İkna Sürecinde Neden Bazen Engeldir?
Ahmet karar verirken ailesi ve arkadaşları ona bazı sorular sormuştu:
• “Gerçekten istediğin iş bu mu?”
• “Biraz araştırıp karar versen daha iyi olmaz mı?”
Ancak o dönemde Ahmet bu sözleri pek ciddiye almamıştı. Ona göre iyi bir maaş almak yeterliydi.
Yakınlarımızın söyledikleri genellikle “duygusallık” içerir. Onların bizi koruma içgüdüsüyle konuştuğunu bildiğimiz için,
söyledikleri ne kadar gerçek olsa da reddedebiliriz.
Yıllar geçti, Ahmet evlendi ve sorumlulukları arttı. İş değiştirmek her geçen gün daha zor hale geldi. Maddi olarak iyi
kazanıyordu ama yaptığı işten hiçbir keyif almıyordu.
Yanlış kariyer seçimi bazen insanın yıllarını alabiliyordu.
Beklenmedik Bir Yerde Gelen İkna
Bir gün Ahmet başka bir firmaya iş başvurusu yaptı. Belki de hayatında bir değişiklik yapmanın zamanı gelmişti.
Görüşmeye giderken eksik bir belge olduğunu fark etti ve yol üzerindeki küçük bir kırtasiyeye girdi.
Sırada beklerken dükkân sahibi bir müşteriyle sohbet ediyordu.“Ben bu dükkâna çırak olarak girdiğimde çok gençtim,” dedi.
“Kırtasiye malzemelerine çocukluğumdan beri merakım vardı. Çok çalıştım. On yıl önce patronum bu dükkânı bana
devretti.”
Sonra patronunun yıllar önce söylediği bir cümleyi paylaştı:
“İnsanlar sonucu görür ama o sonuca nasıl ulaştığını düşünmez. Sen yaptığın işi seviyordun. Bu yüzden başarı zaten
gelecekti.”

İletişimde İknanın Gücü
Ahmet bu sohbeti dikkatle dinliyordu. Bir anda kendi hayatını düşünmeye başladı.
Yıllar önce ailesi ve arkadaşları onu uyarmıştı. Ama o zaman bu sözler Ahmet’i ikna etmemişti.
Oysa şimdi hiç tanımadığı bir kırtasiyecinin samimi hikâyesi, Ahmet’in düşünmesini sağlamıştı.
Ahmet o anda önemli bir gerçeği fark etti:
İkna her zaman nasihatle gerçekleşmez. Bazen yaşanmış gerçek bir hikâye, insanların kendi yaşadıklarını orada görüp
değerlendirme yapmalarını sağlar.
Yaptığın İşten Keyif Almanın Önemi
Ahmet belgelerini alıp dükkândan çıktı. Yolda yürürken hayatının belki de en önemli dersini düşündü.
On yıl boyunca çevresindeki insanlar onu uyarmaya çalışmıştı. Ama bugün küçük bir kırtasiye dükkânında duyduğu
birkaç cümle ona önemli bir şey öğretmişti:
İnsan yaptığı işten keyif aldığında çalışmak bir yük değil, anlamlı bir çaba haline gelir.
Bazen hayatın en büyük dersleri en beklenmedik yerlerde karşımıza çıkar.
“İknanın Görünmez Eşiği” için 143 yanıt
-
İnsan her anını iyi değerlendirmeli, çünkü öğrenme her an her yerde ve herkesten olabilir… yıllardır tıkandığımız noktalar bazen basit gördüğümüz anlarda gizli.
-
İnsanın işini severek yapmasıyla sevdiği işi yapması aynı şeyler mi? İnsan bir işi parası çok diye yapıyorsa yani sonuç odaklı süreci mutsuz geçirmesi kaçınılmaz gibi, ama aynı işi ben bu işten hiç para almasamda az para alsamda yaparım diyen kişi arasında koca bir mutlu hayat farkı oluyor…
-
İyi ki öğreniyoruz ve iyi ki neyin öğrenmeye değer olduğunun ölçüleri var hayatta….
-
Çok doğru bir nokta; öğrenme her an olan bir şey aslında
-
Çok güzel bir yazı🌺 hayata yön veren bir amacı var 💕
-
İnsan hep daha fazlasını ve en iyisini istediği için hep ileriye bakıyor ve maalesef gözünün önündeki basiti göremiyor. Dolayısıyla insan kendi hayatını kendisine zorlaştırıyor.
-
Evet katılıyorum bazen de insan en yakınlarının sözlerini dinlemiyor kulak arkası yapıyor 😊
-
-
Ne güzel söylediniz. İnsan kendi yaşadığına duygularına yada kendi isteğine çok kapılıp .. Bu basit gibi görünen anlardaki mesajları görmezlikten, duymazlıktan geliyor.. Oysa ki seminerde de bahsedilmişti.. Hayatta tesadüf yok 🙂
-
-
“İkna her zaman nasihatle gerçekleşmez. Bazen yaşanmış gerçek bir hikâye, insanların kendi yaşadıklarını orada görüp
değerlendirme yapmalarını sağlar.”Dediğiniz ne kadar doğru. Çoğunlukla insanlar söylenene değil, insanların yaptıklarına bakarlar.
Güzel ve faydalı bir yazı olmuş. Elinize sağlık.💫
-
Evet gerçekten öyle, bazen de bize direk söylenilen öneriyi kabul etmekte zorlanıyoruz. Ama bizim dahil olmadığımız bir örneğe şahit olduğumuzda kendimizle yüzleşebiliyoruz 🌻
-
Aslında herkes farkında olmadan yapılanlara bakıyor.
-
Çok güzel bir yazı🌺 hayata yön veren bir amacı var 💕
-
-
10 yılda çalıştığı işten para dışında başka motivasyon bulamaması ve işi sevememesi de ayrı bir dert..
-
Hem zaman kaybı hem onlarca pişmanlık…
-
-
Karşımızdaki ister ailemizden olsun ister dışarıdan, yaşadığı bir deneyimden bahsediyorsa orada kulak asmamız gereken bir şeyler var mı diye değerlendirmek gerekir.
-
Kesinlikle, deneyim elde etmek için yaşamayı beklemeden duyduklarımızdan da ders çıkarıyor olmak hayat kalitemizi arttıracaktır.
-
Keşke ilk söylenenler ilk söylendiğinde anlaşılsaydı
-
Evet, algilarimiz bambaska yerlerde olunca gormuyoruz ve duymuyoruz.
-
-
İnsanın sevdiği işi yapması için önce kendisini tanıması gerek. Bunu erteleyip sadece para kazanmaya odaklanmak uzun vadede yıpratıcı oluyor. Para bu hayatta bir yere kadar doyurur. Bize söylenenler her zaman çok kıymetli.. Düşünüp ders çıkarmak yaşam kalitemizin artmasını sağlar. Çok güzel bir yazı olmuş 🌺
Çalışma hayatının içinde unuttuğumuz meselelerden…-
Çok doğru söylediniz… Ben de hep şunu gözlemledim. Çalışma hayatında öncelik olarak parayı tutanlar süreklilik sağlayamıyor…
-
İnsanın kendini tanıması bu hayatta en çok gözden kaçırdığı nokta, aslında her şeyin başı insanın kendini tanımasından geçiyor. Sonrasında ise duyduklarını deneyime çevirebilmesi gerekiyor.
-
-
Hayat surekli isaretlerini gondermeye devam ederken bizim israrla onlari gormememiz insanin aklina sunu getiriyor… İnsan aslinda gozleri ile bakar ama zihni ile gorur.. Zihinlerimizi gercegin hizina uyumlu hale getirmek zorundayiz. Sanirim format atmak gerekiyor.
Emek verenlerin emegine saglik 🙂-
Zihne format atmak… Güzel bir tanımlama olmuş… Ben seminerlere gidip gerçekten tutarlı test edilebilen bu içerikleri anlayınca hayatımda değişim oldu.. Çok mutluyum bunun için… Yazıya çok teşekkürler
-
Zihnimizi nasıl kullanacağımızı bilmek de çok kıymetli olsa gerek
-
-
İnsan sonucu görür ama ona nasıl ulaştığını düşünmez çok detay çok güzel bir bilgi…
Hayatın içinde isteklerimizin peşinde koşarken sadece o sonuç olsun isteyebiliyoruz. Ama o sonuca gelene kadar ne olucak ne yapacağız nasıl ulaşmam gerektiğine bakmıyoruz. Kaleminize sağlık🌸-
Bu zamanda herkes kısa yoldan sonuca ulaşma derdindeyken… Aslında geçmişte büyüklerimizin yaptığını ne güzel ifade ettiniz… Emek olmadan yemek olmaz derlerdi büyüklerimiz.
-
‘İnsanlar sonucu görür ama o sonuca nasıl ulaştığını bilmez’
O kadar doğru ki. İnsan bu şekilde davranınca kendini tuzağa çekiyor. Oysa sebeplere bakmalı, başkasının sonuçlarından gözünü çekmeli. Zaten sebeplere odaklanan keyif alan insan ne iş yapsa onu sevmeye başlıyor -
Insanin oncelik siralamasinda kalite olmali degil mi ? Bazi seyler vardir
Insani insan yapan yada bazi seyler vardir insanliktan cikaran. Insani insan yapan prensipleri olmali. Sadece para, sadece iş oncelik olunca isler buralarda karisiyor.
-
-
Yaptığı iş ne olursa olsun zahmetinden keyif almak, tohum atıp sabır göstermek ile çabanın karşılığını almak çok kıymetli.
Bazen hiç tanımadığı insandan öğrenir insan bunu. Emeğinize sağlık güzel ve keyifli bir yazı olmuş-
“Tohum atıp sabır göstermek” Hayatta her işin bir kolaylığı olduğu gibi zorluğu da var, zor zamanlarda nasıl tepkiler veriyoruz hala o işi severek yapmaya çalışıyor muyuz? Sabır gösterebiliyor muyuz? Severek yaptığımız her işin sonunda mutluluğu ve başarıyı elde edebiliriz.
-
Kesinlikle…
-
İnsan yeter ki samimiyetle öğrenmeye devam etsin🌱
-
Bazen hiç tanımadığımız insanlardan öğreniriz bunları… Karşımıza çıkan insanlar veya olaylar tesadüf değildir bu da onun ıspatı…
-
Bazen de çocuklardan hem de çok şey öğrenir 😉
-
Hiç tanımadığımız insanlardan öğrendiğimiz ne çok şey var…
-
-
İnsan yaptığı işte bir anlam arıyor bu yüzden sevdiği işi yapmak da anlam ve istek kazandırıyor. Ahmet daha öncesinde düşünmeye başladığı için en beklenmedik yerde en büyük ders karşısına çıkmış ve duyabilmiş. 10 yıl önce zihni o tavsiyeleri duymuyordu bile…
Önemli olan fikrimize ters olsa da tavsiyeleri, söylenen deneyim transferlerini düşünüp, irdeleyip öyle karar vermek. 🙂-
İnsan deneyimsiz iken duymuyor sanki o söylenenleri… Keşke o zamanlarda biraz daha anlayabilse insan… Ne kadar yolu kolaylaşacak aslında .
-
Yapilan isin manevi bir boyutu yoksa maddiyat insani ne kadar mutlu edebilir ki !
-
Evet gerçekten öyle… Hayatta duyduğumuz hiç bir şey boşuna değil
-
-
İnsan bazen en ihtiyaç duyduğu şeye en beklemediği yerde ulaşır…
-
Evet…
Ama öncesinde çok emeği var sanırım.. Farklı yerlerde de olsa . -
Ne kıymetlı anlardır… sen birilerinin ihtiyaçlarıyla ilgilenirken, hiç haberin olmayan bir yer ve zamanda seninde işlerin yoluna girivermiş 🙂
-
Yeter ki söylenenleri değerlendirmesini bilelim…
-
-
Insan deneyip yanıldığı zaman ne çok zarar ediyor .Keşke deneme yanılma yapıp zarar etmeden herkes deneyim transferi yaparak geleceğini tasarlamayı öğrense. Ne Hayat o kadar uzun ,ne de biz o kadar değersiziz.
-
Bir ömre birden çok akıl sığdırmak ne büyük konfor..
-
Hayatta duyduğumuz deneyimleri insanların nasihatlerini irdeleyerek düşünsek kendi hayatımıza alabilsek keşkelerimizin sayısı azalırdı…
-
Zaten insanı ikna eden de onun o başkasının deneyimlerinden dolayı fayda gördüğünü görmek olabilir
-
Deneyim transferi yaparak öğrenmek ne kadar konforlu ve kestirme aslında….:)
-
Hayatımızda deneyip yanılarak maruz kaldıklarımızın maliyetinden kurtulabilmek için deneyim transferinin olması çok kıymetli. Hayatın konforunu artırmak için insana altın tepside sunulmuş bir imkan, faydalanabilen için.
-
-
İnsana temas eden kelimeler gerçek bir temas edenden duyulduğunda ikna olmak daha kolaydır
-
Aslında insan gerçeği duyduğunda, gerçeği gördüğünde ve gerçeğin kendisine olan faydasına şahit olduğunda ikna oluyor…
-
-
İnsanın öğüt alabilmesi için gerekenleri hatırlatmışsınız teşekkürler 🌿
-
Değil mi?😊 size katılıyorum. Her insan farklı şekilde öğüt alır. Kimi hemen alır kimi de zamanla..
-
İnsan çok öğüt alır hayatta ama maalesef ikna olması için yeterli gelmiyor. ikna olmak için bazen yaşaması gerekiyor buda insanın mutsuz yıllarına sebep oluyor .
-
Eveet, öğüt alamayan ya da almak istemeyen çok bu dönemde. Hepimiz bildiğimizi sanıyoruz her şeyi. O yüzden hata üstüne hata kaçınılmaz oluyor. Her şeyi bilemeyiz ki 🍀
-
Çok doğru. Ah biraz da söylenenlere kulak assak…
-
-
Değil mi? Her insan farklı zamanlarda farklı insanlardan öğüt alabilir.
-
İnsan kendisine söylenenlere dikkat edebilse pek çok zaman kaybının da önüne geçebilecek. Bu yüzden de bu hatırlatmalar gerçekten çok kıymetli.
-
-
İnsan seçimlerinin karşılığını yaşar, seçim hakkı insana verilen en güzel haktır.
-
Yeter ki bu hakkın kıymetini bilelim ve seçimlerimiz konusunda yol gösterenleri biraz dinleyelim…
-
-
Gercekten hikayenin akıcılığı sürükleyici olması ile keyifle okudum yazıyı yazanın emeğine sağlık
-
O kadar tanıdık bir hikaye ki, hepimiz şahit olmuşuzdur mutlaka etrafımızdan. Çok para kazanma hırsından dolayı çok uzun yıllar kaybeden insanlar. Oysa ki hayat şuna bakmıyor mu; ne yaparsan yap en iyisini yap ki herkes senin yaptığın işi yapmak istesin. Bu yazı güzel bir farkındalık olmuş, elinize sağlık.
-
Bu dediğinize gerçekten katılıyorum. Her sabah mahallemde bir park var. İşe giderken orayı temizleyen bir temizlik elemanı var belediyenin o kadar keyifle ve severek yapıyor ki işini… Onu seyredip tebessüm etmeden geçemiyorum..
-
Hersey elde etmeye calisma cabasi ne kadar buyuk bir yanilgi…
-
-
İş işten geçtikten sonra da şöyle deriz;
“ keşke bu bölümü seçmeseydim”
“ keşke bu işe başlamasaydım”
“ keşke bununla evlenmeseydim” diye uzar gider keşkelerimiz…
Karar almadan önce araştırmanın, irdelemenin önemini anlatan güzel bir yazı olmuş. Emeklerinize sağlık 🌸-
Evet, bu sebepten dolayı bazen beğenmesek de büyüklerimizin sözlerine kulak vermemiz gerekiyor. Yaşayan insanın deneyimlerinden faydalanmak çok konforlu olurdu.
-
-
Bilmediklerimiz her zaman bildiklerimizden çok daha fazla.Bu eğitimler farkındalığım artmasına çok yardımcı oldu.Hocalarima teşekkürler ❤️
-
İnsan yaptığı işten keyif aldığında çalışmak bir yük değil, anlamlı bir çaba haline gelir.
bu gerçekten öyle. inan motive bile olmasa keyif alacağı için kalkıp yapıyor. hatta motivasyonun yok, motive olmak için yapmaya başlıyorsun-
Evet gerçekten öyle. Keyif alınmasa yıllarca nasıl çalışacak ki. O yüzden keşke dememek için önden mutlaka araştırma yapalım ki bir ömür yük olmasın bize yaptığımız iş, güç, evlilik… her neyse konu.
-
-
Aslında yasadığımız her olumlu yada olumsuz olaylarda alabileceğimiz çok dersler var aynı bazı soruların cevapları sorunun içinde olduğu gibi. İnsan bazen doğruyu bilsede uyarılmasına rağmen isteğine yenilir. Buda ona gösterilen doğrulara ikna olmasının önüne geçer. Ahmet gibi bazen yıllarımız boşa geçer ancak o zaman anlarız.
Emeğinize sağlık ders alınacak bir hikaye olmuş.-
Ne kadar kaçırdığımız bir detay uyarıları isteklerimiz sebebiyle duymamak ve yılların boşuna geçmesi. Keşkelerle dolu bir ömür. Kim bilir bizlerin bu öyküye benzer ibret alınacak neleri vardır…
-
-
İnsanın karşısındakini ikna etmesi için önce onun ne istediğini bilmesi gerekir..
-
Evet çok doğru söylediniz. Karşımızdakini tanımaz isek neye ihtiyacı oldugunu bilemeyiz ve böylelikle güzel iletişim kuramayız
-
-
Ellerinize sağlık güzel bir yazı olmuş insan sadece maaş alacağı bir işi ister.sevip sevmeyeceğini düşünmeden karar verdiginde ne kadar olumsuzluklar yaşandığını çok güzel anlatmışsınız ellerinize sağlık.
-
Hayatının eksik parçasını kimlerin hikayesinde bulacağını bilemezsin… Yakınların fark edebilir evet ancak tanımadıkların da tamamlayabilir
-
Hiçbir şey tesadüfen olmuyor ve samimiyet ile karşılaştığımız her olay ders niteliğinde oluyor.
-
samimiyet.. insanların hatalarını, ders çıkarmalarını, yaptıklarını samimiyetle itiraf etmesi pek çok süslü sözden daha etkili.. 🙂
-
Evet, hayat dedigimiz yer insanin ders ala ala ilerlemesi gereken bir yolculuk. Yolda olanlarin neden bu yolda olduklarini bilerek ilerlemesi gereken bir yerken bazen bazi seylerin etkisine kapılıp kaybolabiliyoruz. Kaybolmadan ilerlemek icin ara ara kendimizle iletisimi arttirmaliyiz.
-
-
İnsan en büyük dersleri en beklenmedik yerde tam da hayatın içinde sıradan dediğimiz anlarda alır. Hayat işte…
-
o yüzden her an uyanık olmak ne kıymetli:)
-
Fark edebilmek icin insanin gercegi merak eden zihin yapisina gelmesi de cok kiymetli…
-
Çünkü insan kimseye söylemese de kendi kendine soru sormaya başlamıştır. Ve o sorunun cevabı hiç beklenmedik bir anda, bir mekanda ve bir insandan gelir. Ama soruyu soran o cevabı almıştır. Hayat işte…
-
-
İnsanlar çoğunlukla ilişkilerindede ikna konusunda yanlış yöntemler uygulayabılıyor. Bir şeylerı uzun uzun anlatmak değil de, orada yaşantı yoluyla veya bir davranış ile rol model olması daha etkili olabiliyor. Çabamız, doğru yöntemlerle birleştiğinde o zaman bizi sonuca ulaştırıyor.
-
Saatlerce konuşmanın karşı tarafı değişeceğini veya düzeleceğini inanmanın aslında en kolay yolu. Ancak en kıymetli olan senin davdanışlarından ona yansıması.
-
insanı en çok etkileyen şey sözün arkasındaki o şeyin gerçekten yaşanmış olması.. Biz bazen söylediklerimizle ikna etmeye çalışıyoruz ve neden olmuyor diye üzülüyoruz..
-
İnsanlar konuşmalardan ziyade, davranışlardaki istikrar, süreklilik ve başarıya odaklanır.
-
Insanin bazi seyleri fark edecek zihin yapisina gelmesine destek olmak cok etkili olur.
-
Evet çok doğru.. İnsan en çok çocuğuna kardeşine ya da arkadaşına tavsiye vermeye çalışıyor ama gündelik hayatımızda sürekli birlikte olduğumuz insanların sözleri bize çok da etkileyici olmayabiliyor. Bu kadar yakın ilişkilerde sözlerden ziyade davranışlar daha olumlu etki oluşturabiliyor.
-
Bİr sözden ziyade karşıyı ikna edebilmenin en önemli yöntemlerinden birisi davranışa dökebilmektir.
-
-
Söylediklerimiz çoğu zaman karşımızdaki insanın algıladığı, algılamak istediği kadardır. İlk söylenenler söylendiği an anlaşılabilseydi hayatta bir çok şey değişirdi.
-
Karşıda dinleyen varsa aktarıcı vardır. Karşıdaki insan dinlemiyorsa eğer aktarmanın bir önemi yoktur esasında.
-
-
Gerçekler insanın en yakında olsa da bazen göremiyor. Bir düşününce koskoca on yıl güzel tecrübe ve deneyimlerle dolu neşe dolu nice anılar biriktirebilirken maalesef bazen de kaçmak istediğin yorgunluğun olabiliyor. Anlık hazlar güzel gözüksede ileriyo dönük malesef pişmanlık olabiliyor. Hikayede de geçtiği gibi insan yaptığı işten keyif aldığında çalışmak bir yük değil, anlamlı bir çaba haline geliyor.
-
İnsanın yıllar içinde bazen ihtiyaç gördükleri değişebiliyor. Ahmet genlik çağının enerjisi ile çok para kazanmak istemiş sanırım önce… Gençlere farkındalık oluşturan bir yazı olmuş. Teşekkürler
-
insanın kendi derdini yaşayan ve o derdi çözmüş birilerini bulması madenlerin içinden altın bulmuş kadar sevindirici 🙂
-
Herseyin bir zamani var bu hayatta. Vakti gelmeden anlasilmiyor… Mesajlar anlasilir olmasina ragmen insanin bakis acisi degistiginde anlamasi…
-
Evet gençlerin okuyup ibret alacağı bir öykü olmuş
-
En ufak bir işi yaparken dahi yaptığı işten keyif alan, şikayet etmeyin insan; mutlu ve başarılı insandır.
-
-
Bizi doğru karara ikna edecek olan durumu yaşamak her seferinde çok büyük bir zaman kaybı olmaz mı?
-
Verilen zamani kaliteli kullanmak icin insanin biraz planlama yapmasi ve oncelik siralamalarini iyi yapmasi gerekir…
-
kesinlikle, bazen yaşamadan öğrenmeli insan..
-
-
Sevdiklerinizin ikna etmek için ne kadar dil dökersek dökelim ya da nasihat verirsek verelim etkisi olmayabiliyor. Ama hayatında hiç beklenmedik zaman da başkasından duyduğunda etkilenebiliyor…
-
İkna olmak ve ikna etmek gerçekten insanın ilk ikna etmeyi öğrenmesi gereken kişi kendisi değil mi su hayatta?
-
Günlük yaşantımızda çok karşılaştığımız bir gerçek .
-
-
Bazen yakınlık iknayı zorlaştırır. O yüzden olayları değerlendirmek için bir adım geriye çıkabişmek gerekir
Bir ağacın tepesine çıkıp bakmak gibi… Ben neredeyim, nereye gidiyorum, aslında nereye gidecektım…. -
İnsan hayatında “keşke”lerin artmamasıyla ilgili düşündürücü, faydalı bir yazı olmuş… Emeklere sağlık.
-
İnsanın sevdiği işi yapması bir hedefine doğru gitmesi o yolu keyifli kılıyor.. keşke ilk söylenenler ilk söylendiğinde anlaşılabilseydi.:)
-
Halbuki en kıymetli ve geri alınamaz olan şey zaman.. insan gerçekten sevmediği bir şey için zaman harcayınca sonra nasıl da pişman oluyor 🙁 İnsanın kendini ve isteklerini tanıması bu yüzden çok önemli.
-
Hayatımızın akışını uzun süre etkileyecek süreçlerde karar verirken ve seçimler yaparken bir ölçümüz olmalı.
-
Halbuki en kıymetli ve geri alınamaz olan şey zaman.. insan gerçekten sevmediği bir şey için zaman harcayınca sonra nasıl da pişman oluyor. İnsanın kendini ve isteklerini tanıması bu yüzden çok önemli.
-
Keşke ilk söylenenler ilk söylendiğinde algılananilseydi….
-
İnsan sevdiği insanları hayra yönlendirmek istiyor, onlara bazen tavsiyelerde bazen nasihatlerde bulunuyor ama o kadar etkili olmuyor. Benzer bir şekilde öyküye şahit olmuştum. Kaygı bozukluğu yaşayan bir genç istese de annesinin söylediklerini uygulayamıyordu. Ama ilaç almak üzere girdikleri eczanedeki eczacı abisinin samimice söylediği birkaç cümle hayatını değiştirmişti. Bazen nötr duygularla söylenen samimi sözler çok daha etkili oluyor.
-
Zihin doğruyu bilir ancak aciz olduğumuz için uygulamada bazen sorun yaşıyoruz. Hayat akışını o kadar yoğun hâle getirdiler ki durup düşünüp öyle tercih yapmaya pek vakit yok gibi görünüyor insana . Aynı yollardan geçmiş insanlardan deneyim alabilmeyi bile unutuyoruz çoğu zaman
-
Zihin doğruyu bilse de harekete geçmek her zaman kolay olmuyor. Daha önce aynı süreci yaşamış insanlardan deneyim transferi yapmak bazen zorlaşıyor.
-
Hayatının önemli kararlarını verirken insan karar nedir nasıl alınır nasihat nediri iyi bilmeli anlamalı yani bilinci açık olmalı yaşımız küçük de olsa bilincimiz açık olmalı
-
Bazen hayatın en büyük dersleri en beklenmedik yerlerde karşımıza çıkar…
Çok güzel elinize sağlık🙏🏻 -
İşte insana bazen hiç beklemediği anda hiç beklemediği kişiden öğüt alır ve o zaman gerçekten düşünür…
Karar almadan önce insan çok düşünmeli ve danışmalı. Yoksa Ahmet gibi yıllar sonra çok pişman olur. -
İnsan galiba en çok ikna olmakta zorlanıyor.Sonrası o kadar kolay ki…..
-
İnsan ikna olmak için bile bir bedel ödemek zorunda…
-
Bir tecrübe bin nasihatten iyidir derler. Keşke böyle olmasa , yapılanlar görev gibi değilde keyif alınarak yapılsa ne iyi olur. Geçen yıllar geri gelmiyor.
-
Bazen çevremizdeki insanlar uyarsa da gerçeği göremiyoruz. İlla bildiğimizi okuyoruz bazen sonrasında duvara toslayınca bazen de yaptığımız işten tatmin olamadığımızı fark edince anlıyoruz.
Önemli olan da fark ettiğimizde doğru adımı atabilmek 🌸 -
İnsanın emeği ve çabası o işi sevmesine o kadar ince görünmez ama sağlam bir iple bağlı ki.
-
Hayat insana her zaman doğruları bir şekilde sunar ama sadece duymak ve görmek isteyenler faydalanır..
-
Hayat işte… 40 kere duyup 1 kere algılayabildiğinde en önemli adımları çok alakasız gözüken yerlerde atabiliyorsun. İlk söylenenleri ilk seferde anlamayı hak etmek dileğiyle..
-
Her insan aynı şekilde ikna olmaz. Bazen yakınlarını duymaz. Hiç olmadık yerde kendine ders alabilir.😊
-
“İnsanlar sonucu görür ama sonuca nasıl ulaştığını görmez” sanki insanoğlunun en çiğ halini özetleyen bir cümle olmuş. Ne kadar da doğru oysaki hiçbir başarı tesadüfen oluşmuyor. İyi bir işin arkasında gerçekten uzun ve mücadele dolu bir yolculuk var.
-
Bize söylenen herşeyi ilk seferde anlamayabiliyoruz ya da söyleyen kişi bize itici geldiği için de kabul etmek istemeyebiliriz. Hiç beklenmedik bi an da tanımadığın bir kişi hayatının tecrübesini sana aktarır ve sen bunu algılayıp kabul edersin
-
İnanmış insanın ikna edişi de farklı olur. Fazla söze gerek yok. Az ama öz ve temaslı. canlı örneğinden deneyim transferi. :))
-
Olayı yaşamadan önce ikna olsaydı hayatında neler DEGİŞİRDİ? Neler kolaylaşırdı?
-
Insan bu hayatta uzun süreli ilişkiler yaşayacaksa seçimlerini çok daha dikkatli yapıyor olması önemli. Yıllarca yapacağımız işi severek yapmak başta faydayı gözetsek de keyifli olanı da seçmek daha Sürdürülebilir ve Hayata anlam katar
-
Zamani gelmeden hicbirsey olmuyor…
-
“Sen yaptığın işi seviyordun. Bu yüzden başarı zaten gelecekti… “ o kadar önemli ki…
-
İnsanın yaşadığı duyduğu hiç bir sahne gelişigüzel değildir. Her rutin dışı sahnede bir nişan vardır. Bu nişanları mesajları öngörebilmek için isteklerimiz ve yaşantımız çok sınırlarda olmamalıdır. Her durumda kendi yanlışımız olabileceğine bir açık kapı bırakmalıyız. Aydınlatıcı ve güncel bir yazı olmuş teşekkürler
-
Bazen hayatın en büyük dersleri en beklenmedik yerlerde karşımıza çıkar… hepimizin hayatında böyle anlar ne çok oluyor, duyup idrak edebilmek nasip olsun.
-
İnsan yaptığı işten keyif aldığında çalışmak bir yük değil, anlamlı bir çaba haline gelir.
Karşımızdaki insanların nasihatlerini süreçteyken duymazlıktan gelebiliriz.
Bazen hayatın en büyük dersi, kendi yaşadığımız bir konuda bir başkasının da yaşadığına şahitliğimiz olduğunda iknaya dönüşür. -
Çok da kolaydı aslında, yaşanmış bir deneyime kulak vermek. Ahmet bunu yakınlarından duymuş ama dinlemesi 10 yılını almıştı. Basiret açıklığı bazen biraz gecikir, ama fark edebilmek zaman alsa da kıymetli
Kaleminize sağlık -
Hayat işte… Çok alakasız yer ve kişiler en önemli adımları atmana sebep olabiliyor. İlk söylenenleri İlk seferde anlamayı hak etmek dileğiyle…
-
İnsan kendini tanımadığında neyi sevip neyi sevmediğini bilemediğinde, neyle motive olduğunu bilemediğinde yanlış yapmaya meyilli oluyor
-
Bazen duymamız gereken cümleler hiç beklemediğimiz bir yerde ve beklemediğimiz bir zamanda bize duyurulur insanın 1 açık olduğu zaman bunun farkına varır ve bunu değerlendirir birinci açık olmadığında ise konuşulanın öylesine konuşulduğunu düşünür ve kale almaz.
-
İnsan bazen en doğru sözleri en yakınlarından duysa bile gerçekten hazır olmadığı sürece duymuyor. Ama bir başkasının yaşanmış hikâyesi aynı gerçeği bir anda fark ettirebiliyor. Sanırım burada asıl ders, karar verirken sadece “mantıklı görüneni” değil, insanın içinin de o yola razı olup olmadığını dinlemesi gerektiği. Çünkü sevmeden yapılan bir iş zamanla yoruyor, ama sevilen bir iş insana sabır ve anlam kazandırıyor.
-
Bir yaşanmış hikaye, başkasının deneyimlediği sonuç aldığı anılar nasıl oluyor da nasihatlerden daha çok etkiliyor :))
Sebebi şu olabilir mi? Gerçekten bir hayat geçti o yoldan ve bir insanın ömrünün bir parçası var etkilenmemek elde değil… -
İş seçerken eş seçerken , veya insan hayatında önemli bir karar alırken etrafındaki kendisinden daha deneyimli olan insanlara danışır. Kendisi sahnenin içinde olduğu için bazı gerçekleri göremeyebilir. O yüzden Bilinci açık insanların uyarılarını dikkate almak gerekli .
-
İnsan sevdiği işi yapınca ne kadar zor olursa olsun elinden gelenin en iyisini yapmayı seçiyor. Bir hemşire sadece hastasının ilaçlarını verip tansiyon ve nabızını ölçüp çıkıp gidebilir. İşini sevdiğinde güler yüzle kapıyı açar, halini hatırını sorar, tedavisini yaparken onunla sohbet eder ve bu sohbet sırasında ihtiyaçlarını fark eder. Bu ihtiyaçları karşılamak onun görevi olmasa da hastasının kendisini daha iyi hissetmesini istediği için yapar. Hem hasta ve hasta yakınları da mutlu olur hem de kendisi yaptığı işten tatmin olduğu için mutlu olur.
-
Hayatttan ne istediğini bilmek çok önemli.Kendini bir yelkenlide ve okyanusun ortasında hayal et ve deki kendine ben ne tarafa doğru gitmeliyim.Etrafımızda kileri dinlemeyişimiz kendi aleyhimize işler ve kıyıya ulaşamayabiliriz.Farkına vardığımızda durumu düzeltmek için çabalarız….
Ne yapabilirize gelicek olursak
Değişmek zorunda değiliz ama gelişmek zorundayız çünkü bu yaşadığımız çağ bunu gerektiriyor
Bir yanıt yazın