Uçurtmanın Kuyruğundaki Hayat

Bahar geldi mi, içimizdeki o çocuksu neşe hemen başını kaldırır. Mis gibi toprak kokusu, hafifçe saçımızı yalayıp geçen rüzgâr… Tam “Alayım uçurtmamı, çıkayım kırlara” havası, değil mi?

Geçenlerde minik Can ve babası da tam olarak böyle yapmışlar. Rengarenk bir uçurtmayı gökyüzünün maviliğine bırakmışlar. Can, uçurtmanın arkasından büyülenmiş gibi bakarken birden o can alıcı soruyu sormuş: “Baba, uçurtma yapmayı sana kim öğretti?”

İşte hikayemiz tam burada, bir uçurtma kuyruğuna takılıp geçmişe, dedelerin o derin deneyimlerine uzanıyor. Babasının verdiği cevap ise aslında hepimizin kulağına küpe olması gereken cinsten. ‘Tabiki deden öğretti , evladım. Hemde ne öğretme… Görünürde sadece uçurtma yapıyorduk ama o uçurtmanın ardında neler öğrenmişiz meğer.

 Okul Sıraları Yetmez: Hayat Kombini Şart!

Dedelerin bilgileri, deneyimleri bir başkadır.  Can’ın büyük dedesi, zamanında torunları tarlada çalıştırdıktan sonra onlara sürpriz olarak uçurtma yapmayı öğretirmiş. Yani önce emek, sonra eğlence!

Şimdi dürüst olalım; çoğumuz eğitimi sadece dört duvar arasında, test kitaplarının başında biten bir süreç sanıyoruz. Oysa dedenin de dediği gibi; okul tabii ki önemli ama hayatın esas formülü dışarıda gizli. “Eğitim hayatı diye bir şey olmaz evladım, hayatın kendisi zaten bir eğitimdir!”

  • Erken kalkan yol alır: Emeğin değerini ne kadar erken öğrenirsek, hayatta o kadar sağlam basarız.
  • “Biz” olabilmek: İleride kurulacak yuvaların, yaşanacak fırtınaların provası aslında çocukluktan itibaren ailede başlıyor. Fırtınada uçurtmayı nasıl dengede tutuyorsak, ilişkileri de öyle yönetmeyi öğreniyoruz.
  • ⁠Unutulmaz Dede Sözü: “Olan olduktan sonra geç olabilir çocuklar.” Yani hayatı, hayatın içindeyken, iş işten geçmeden deneyimlemek gerek.
Öğrenme Dediğin “Kopyala-Yapıştır” Değildir

Peki, bu iletişim ve öğrenme zinciri nasıl kuruluyor? İletişim sadece konuşmak değildir; bir kuşağın deneyimini, diğer kuşaklara aktararak da olur. Can’ın babası, dedesinden gördüğü o “usta yetiştirici” modelini şimdi Can’ın hayatına nakış gibi işliyordu.

Gerçek öğretme, çocuğunla sadece oyun oynamak değil, aynı zamanda onun ilk öğretmeni olabilmektir. Ve en önemlisi; bildiğini sadece anlatmak değil, hayatın içinde uygulaması için ona da pay verebilmektir.

Çocuk Büyütmek mi, Çocuk Yetiştirmek mi?

Yazının en can alıcı yerine geldik. Sahi, biz çocukları sadece büyütüyor muyuz, yoksa yetiştiriyor muyuz?

Hikayenin sonunda Can birden ne yapıyor dersiniz? “Hadi babacığım, artık bu kadar oyun yeter. Annem ekmek almayı unutmayın demişti” diyerek uçurtmasını topluyor.

İşte o an, babanın göğsü gururla kabarıyor. Neden mi? Çünkü biliyor ki, bir çocuğun kendi isteğiyle sorumluluk alması, onun sadece “büyümediğinin”, aynı zamanda “yetiştiğinin” en büyük kanıtıdır.

Kuşaklar Boyu Süren Deneyim Aktarımı

Can o gün eve dönerken kendini kocaman bir adam gibi hissetti. Bizler de çocuklarımıza sadece teorik bilgiler değil; sorumluluk, sevgi ve deneyim aktarabildiğimizde onların gelişimine en önemli desteği sağlarız. Bugün babadan Can’a geçen bu uçurtma mirası, yarın Can’ın çocuklarına geçecek.

Hadi şimdi klavyeleri, telefonları azıcık kenara bırakalım. Çocuklarımızın elinden tutup onlara hayatın içinden bir şeyler öğretme zamanı! (Belki de işe fırından ekmek alarak başlarsınız, ne dersiniz? )

“Uçurtmanın Kuyruğundaki Hayat” için 68 yanıt

  1. Sezen bürkük avatarı
    Sezen bürkük

    Çocuk büyütmekle ve cocuk yetiştirmek arasındaki farkı çok güzel anlatmışsınız,emeğinize sağlık 🌼

  2. Merve Kula avatarı
    Merve Kula

    İnsan büyütmek ile insan yetiştirmenin farkı ne çok şeye etki ediyor… Öncelikle iyi bir yetişen, sonrasinda da iyi bir yetiştiren olabilmek dileğiyle 🌸

    1. Ümran avatarı
      Ümran

      İnsanın iyi bir kendi olmalı ki iyi insan yetiştirebilirsin

    2. Hüzeyle çelebi avatarı
      Hüzeyle çelebi

      Bir insanın hayatına olumlu yönde etki edecek şekilde tesirli olmak , bir insanın yetişmesinde faydalı olmak ne kadar güzel ve kıymetli

  3. şeyma avatarı
    şeyma

    hayatı hayatın içindeyken deneyimlemek.. ne büyük söz. iş işten geçmeden, pişmanlık kapıyı çalmadan
    bu yüzden de insanın hayatına sahip çıkması gerek

  4. Aleyna avatarı
    Aleyna

    Bu hayatımızda çok temel bir konu… Büyümüş ama yetişememiş kişilerin temelindeki asıl mesele bu ayrımı bilmek. Bu anlamda çok faydalı olmuş 👍🏻

    1. Zehra avatarı
      Zehra

      Büyümüş ama gelisememis ne güzel.ofade etmişsiniz..
      İnsanın bazen yaşı oluyor olgunluğu olmuyor..

    2. Bilge avatarı
      Bilge

      Büyümeden yaşlandık demeye başlamıştım bu yaşlarda… Aslında yetişmeden yaşlanmakmış en tehlikelisi…

  5. Huzur avatarı
    Huzur

    Çocuk büyütmek önemli ama çocuk yetiştirmek çok kıymetli…
    Çocuk anne babanın yanında hayatın içinde yetişmeli. Hadi şimdi telefonları kenara bırakalım fırına 😊 emeğinize sağlık

  6. SELMA K. avatarı
    SELMA K.

    Bizler şimdilerde kahraman anne babalar olmaya çalışıyoruz. Oysaki en büyük kahramanlık onların kahraman gibi yetişmesini sağlamak.

  7. Betül KARAKOŞLU avatarı
    Betül KARAKOŞLU

    Çocuk zaten büyür… Her dünyaya gelen büyür… Önemli olan ise bir ebeveynin onu yetiştirebiliyor olması… Tıpkı bir ustanın çırağını yetiştirmesi gibi…

    1. Dilek Taş avatarı
      Dilek Taş

      İnsan yetiştiren öğreten biri olabilmek mesele…

  8. Hüzeyle çelebi avatarı
    Hüzeyle çelebi

    Çok keyikli ve faydalı bir yazı olmuş emeğinize sağlık.

  9. Melek avatarı
    Melek

    Küçük küçük adımlar sorumluluklar yetişme üzerinde ne kadar da etkili.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Loading spinner